(Kim kimler üzerinden NE kazanıyor?) Aslında bu yazıda
engelliler için yapılan bağış kampanyalarının körüklediği yangınlardan
bahsedecektim. İnsanların kolaya kaçıp bir sms atarak destek verdiği bu
oluşumların bireysel ve toplumsal hayattaki derin
çatlakları nasıl büyütüp, birer uçurum haline getirdiğini yazacaktım. "Düşünün..." diyecektim okuyanlara. "Hayal
edin ki nehrin öte tarafındasınız. Kıvırcık kızıl saçlarınız var.
Birilerinin, kıvırcık kızıl saçlılar adına nutuklar atıp, bağış
topladığını hayal edin. Ömrünüz boyunca gazetelerde, televizyonlarda,
panolarda, marketlerde heryerde sizin gibi olanlara dair duygu sömürüsü
yapıldığına şahit olduğunuzu varsayın. Saçlarınız yüzünden adeta
yardıma muhtaç konumda alıgılandığınızı düşünün. Üzerinize yığılan
etiketleri tasavvur edin..."
Sorularım vardı sizleri muhasebeye davet eden.. : "Yıllardır
-tekerlekli sandalye alalım- denerek ısrarla devam eden kampanyalardaki
bağış miktarı toplamda nedir? Bu para kaç sandalye eder? Kaç sandalye
alınmıştır? Kaçı verilmiştir? Engellilerin yüzde kaçı tekerlekli
sandalye kullanır? Kaç kişinin sandalye ihtiyacı vardır? Hangi
şehirlerimizde kaldırımlar, geçitler, ulaşım araçları, sosyal tesisler,
okullar, kurumlar ve akla gelebilecek diğer yerlere sandalyeli birinin
girmesi serbesttir? Sandalyeler sihirli değilse, nasıl bu engelleri
aşacaktır?... "
Lütfen biraz daha zorlayın beyin
hücrelerinizi diyecektim. Manşetleri hayal edin. "Kıvırcık kızıl
saçlıların da bir yaşam merkezi olsun!"... "Sizin de desteklerinizle onlar
için bir kompleks kuracağız!".. Bunu duymak bile sizi şimdiden
"komplekse" sokmuyor mu? Nasıl da coşup köpükler saçarak kabarıyor
aranızdaki nehir! Değil mi? Hissedebiliyor musunuz sıcağı?
Ama.. Vazgeçtim. Vazgeçtim, çünkü bilip de görmek istemediğim o
manzaraya yukardan baktım.. Ve nehrin iki yanında gördüm ki, çoğu kişi
memnun, oldukları yere kök salmışlar, çoktan orman olmuş heryer.
Yangına gagasıyla su taşıyan serçeler de vardı. Ama nafile! Ve
kabahatin büyüğü toplumda diyerek sürekli toplumu uyarmak, bilgi vermek
de beyhude bir iş.
Sizi Türkiye İstatistik Kurumunun 2002 de yaptığı önemli bir
araştırmadan kısacık bir bölümle başbaşa bırakıyor ve sesimi
kısıyorum..
Özürlülerin Kurum ve Kuruluşlardan Beklentileri (DİE 2002 Araştırması)
Araştırma döneminde özürlü olan kişilerin kamu kurum ve kuruluşlardan
en önemli beklentilerine ilişkin bilgiler alınmıştır. Bu çalışmaya göre
özürlülerin en önemli beklentilerinin parasal katkı (% 61.22) olduğu
gözlenmektedir. Parasal katkı yapılmasını isteyen özürlülerin oranı
kırda % 68.03 iken kentte % 55.28’dir. Özürlü erkeklerin %59.34’ü,
kadınların ise % 63.76’sı kurum ve kuruluşlardan parasal destek
istemektedir.