Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

İşitme Engeli Bir Engel Değildir!

Bundan birkaç yıl önce, 28 yıllık dostluÄŸumuzun yaklaşık son 10 yılında ayrı ÅŸehirlere düÅŸtüÄŸümüz için görüÅŸemediÄŸimiz sevgili dostum Tugay BaÅŸar'la, Uluslararası EskiÅŸehir Festivalinde yollarımız yeniden kesiÅŸti. Tugay festivalde beden perküsyonu üzerine ilkokul öÄŸrencileriyle bir çalışma ve gösteri düzenliyordu. Birlikte sohbet ederken, önce kim konuyu açtı hatırlamıyorum, ama birden kendimizi iÅŸitme engelli çocuklarla beden perküsyonu çalışma fikrini konuÅŸurken bulduk. Neler yapılabilirdi? Anadolu Üniversitesi'nde iÅŸitme engelli her yaÅŸ gurubundan öÄŸrenci vardı ve Tugay yıllardır bu hayalin peÅŸindeydi. Sanırım olan, doÄŸru zamanda, doÄŸru insanların, doÄŸru bir amaç için bir araya gelmesiydi. Hayalimizi önce EEYO Okul Müdürü Cem Girgin'le paylaÅŸtık sonra Engelliler Entegre Yüksek Okulu'nun öÄŸrencileriyle. 2006'da Tugay'ın Belediye'nin tiyatro oyuncularıyla hazırladığı beden perküsyonu gösterisine bir otobüs dolusu öÄŸrencimizle gittik& Yüzlerdeki heyecan, sahnedeki gösterinin bir parçası olmanın verdiÄŸi ÅŸaÅŸkınlık, atılan kahkahalar, biz de bunu yapabilir miyiz lütfen diye bakan gözler ve dönüÅŸ yolunda izledikleri gösterinin bölümlerini birlikte tekrarlayan bir otobüs dolusu genç insan& O gün hep birlikte karar verdik; bu iÅŸin peÅŸini bırakmayacağız!

O günden bu yana neredeyse 2 yıl geçti. Tugay ve daha sonra ekibe katılan Timuçin Gürer, hiç yüksünmeden, iÅŸlerini, ailelerini bırakıp kar demeden, kış demeden geldiler ve hayatlarımızın bir parçası oldular. Onlara ne kadar teÅŸekkür etsek azdır. Birkaç küçük gösteri yaptık, bu bizi cesaretlendirdi. 2 yıl önce Tugay'la yaptığımız "hayallerimizi paylaÅŸma" konuÅŸmasında parlayan kıvılcım, zaman içinde herkesin yaptığı küçük küçük ama bir araya geldiÄŸinde kocaman olan katkılarla büyüdü, büyüdü ve hepimizi içine alan bir ateÅŸ oldu.

Benim hiç engelli bir arkadaşım olmadı ya da akrabam. Hiç iÅŸitme engelli tanıdığım da yoktu..ta ki iki iÅŸiten oÄŸlum İşitme Engelli Çocukları EÄŸitim Merkezi  kaynaÅŸtırmalı çocuk yuvasına gitmeye baÅŸlayana kadar. 3 yıl boyunca her sabah ve her akÅŸam çocuklarımı İÇEM'e götürüp getirdim. Ve onların arkadaÅŸlıklarını izledim. Dostluklarını, arkadaÅŸ guruplarını, iÅŸitme cihazlarını nasıl sadece küçük bir ayrıntı olarak gördüklerini& Evet, onlar için bir "engel" yoktu, ya da "özür"; her kes zaten farklıydı, iÅŸitme cihazları da bu farklılıklardan biriydi. Anladım ki engelleri,  özürleri biz "yetiÅŸkin normaller" yaratıyoruz. "Çocuk normaller" için ise bu durum sadece bir detay. KeKeÇa  çalışmaları sonrasında çalışmanın içinde yer alan biz "yetiÅŸkin normaller" normal nedir, normal olmayan nedir, bunu bir kez daha düÅŸündük. Engel nedir, engelli olmak nedir& Bir kez daha gördük, normal, engel, özür; hepsi bizim kafamızda. Gerçek olan bazılarımızın diÄŸerlerinden farklı olarak özel gereksinimlerinin olduÄŸu, o kadar& Ve anladık ki ve inandık ki "iÅŸitme engeli bir engel deÄŸildir!"

Saygılarımla,

Zekiye DoÄŸan

Anadolu Üniversitesi
Uluslar arası İliÅŸkiler Koordinatörü
Erasmus ÖÄŸrenci Kulübü Danışmanı
KeKeÇa Gurubu Kurucu Üyesi

( 1 Vote )