Dört saate yakın kaldım evlerinde... Åžükran Balkanlı beni uÄŸurlarken, içimden hüzünle karışık bir ÅŸarkı çıktı. 'Ben böyle yürek görmedim, böyle sevgi... Åžimdi çocuk büyüyecek gün be gün... Bütün hüzünleri okÅŸayıp birer birer, gizli bir ümide sarılarak, biraz küskün...' Çok sevdiÄŸim Sezen Aksu'nun bu ÅŸarkısı hâlâ kafamın içinde. O evde gördüklerimi anlattığı için belki de... Küçük bir çocuk gibi sevgiyle sarmaladıkları Sedat'ın etrafında pervane olan aile kadınları, neÅŸeyle anlatıyorlardı. "Bazen en küçük çocuÄŸum, bazen paÅŸam, bazen sevgilim," diyordu Åžükran Hanım, kocasının hareketsiz dudağına minik bir öpücük kondururken. Yatak odasını bozup yoÄŸun bakım odasına çevireli 11 sene olmuÅŸ. Her akÅŸam eÅŸinin karşısındaki çek-yatı açıp, orada uyuyor. Birlikte sabahlara kadar hayaller kuruyorlar: "Sedat iÅŸadamı olmayı isterdi, eline purosunu alacak, yatırımlar yapacak. Bir gün 'Belçika'da lahmacun restoranı zinciri kuralım,' diyor. AraÅŸtırma yapmaya baÅŸlıyoruz. Belçika'ya gidiliyor, insanlara haber veriliyor, ama bütçemiz denk düÅŸmüyor. Bir ay sonra 'Tekstil iÅŸi yapalım,' diyor. AraÅŸtırmaya baÅŸlıyoruz. Geçen gün trenlerin peÅŸine düÅŸtük. Tren alınabilir mi diye araÅŸtırdık. Ama solunum cihazının ÅŸarjı için gereken altyapı yoktu, peÅŸini bıraktık, ÅŸimdi karavan istiyor, o da mümkün gözükmüyor." Çünkü Sedat Balkanlı, günde iki kez deÄŸiÅŸen solunum cihazına baÄŸlı yaşıyor. Bedeni hareket etmiyor belki ama hayallerine kimse yetiÅŸemiyor. Vücudunda hareketli olan; düÅŸünceleri, bakışları ve cinselliÄŸi... Locked-İn Sendrom, cinsel organa zarar vermiyor. Åžükran Balkanlı, eÅŸi için "O istiyor ama ben gözyaÅŸlarına boÄŸuluyorum, çok zor," diyerek anlatıyor durumu. Odasına girdim, gülümsedi, müthiÅŸ kafa golleri attığı tarihi maçları izletti. Alfabenin üç sıra halinde yazılı olduÄŸu kartondan anlaÅŸmaya çalıştık. İlk söylediÄŸi "YaÅŸamak istiyorum," oldu. Devamı