Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Kaptanın Seyir Defteri - Ağustos 2008

dralperkaya.jpgBugün, hayatta minnettar oldugum ÅŸeylerden bahsetmek istiyorum. DoÄŸrusu, bu yazıya  baÅŸlamadan önce, sizlerle paylaÅŸacağım duygularımın bu denli yoÄŸun olacağını sanmıyordum. Umarım bu  yazı fazla duygusal olmaz. 

19 yıldır ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) ile yaşıyorum. Bu süre zarfında hastalıkla çok yakın iki arkadaÅŸ olduk. Bir zamanlar bir hırsız olarak gördüÄŸüm bu hastalığı, artık hayatımı elimden çalan azılı bir hırsız olarak  görmüyorum. Tam tersi, yaÅŸamımı zenginleÅŸtiren bir deneyim olarak algılıyorum. Bu tarz bir bakış açısı edinebildiÄŸim için bir anlamda ona minnettarım. 

Içinde bulunduÄŸum durum, bugüne dek sahip olduÄŸum deÄŸerlerle ve bakış açısıyla  anlaşılabilecek ve kabul edilebilecek bir durum deÄŸil.  Ancak, daha kapsamlı baktığımda, elde ettiÄŸim bilgi, varoluÅŸumla ilgili gerçekleri içeriyor.  


Hepimiz, evrenin bütününü oluÅŸturuyoruz. Yani tek bütünün parçalarıyız. HerÅŸey,  tek kaynaktan yaratılmış ve aynı zamanda birbirine bağımlı bir sistem içinde varlığını sürdürüyor.  EÄŸer tek bir bütünün parçası isem ve yine tek bir bütünün parçası olan bu  gezegende diÄŸer canlılarla birlikte yaşıyorsam sonuçta herbiri ile kendimi  baÄŸlantılı hissediyorum. Evrenin birbiri ile iliÅŸkili parçalarından biri olduÄŸum ve bunu anlayabilme ÅŸansına sahip olduÄŸum için yaradana minnettarım. 

Bütün insanlarla olan soy baÄŸlarım nedeniyle yüreÄŸimle baktığımda gördüÄŸüm ÅŸey kardeÅŸlik, sevecenlik ve ÅŸefkat olmalı. BaÅŸka canlıları, farklı durumları ya da kendimden farklı olmaları nedeniyle suçlamıyorum. 

Kendi içime bakmak, yakın çevremi duyularımla gözlemlemek, bu dünyada tanıyabildiÄŸim dostlarımı, dost edinemediklerimi düÅŸünmek, anmak ve iyi duygularımı paylaÅŸmak  için gereÄŸinden çok vaktim oluyor. YaÅŸamın anlamına , insanların acılarına, yaÅŸamın gerçeÄŸine odaklanmak için de yeteri kadar vaktim var. Sonsuz bir iç huzuru ve kendimle barışık yaÅŸamak için fırsatım var, bu da benim için büyük bir ÅŸans. Bu ÅŸansı iyi deÄŸerlendirmeliyim diye düÅŸünüyorum.  

Dışarıdan bakıldığında fiziksel görünüÅŸüm garip ya da alışılmadık görünüyor. Hatta bana verilen yetenekleri, koÅŸullar elverdiÄŸince bir yerlere getirip sonunda birer birer kaybetmenin acısını da yaÅŸamaktayım. Bu yüzden 'ego'm ile yüzleÅŸmek ve onun  sınırlarını görebilmek ÅŸansına da sahibim. 

Ne geçmiÅŸ ne de gelecek; zamanın bulunduÄŸum anını yaÅŸamayı tercih ediyorum. Böylece daha iyi bir gözlemci, dinleyici olabilmemin yanısıra geçmiÅŸin acılarından ve gelecek korkusundan arınmış olarak yaÅŸamaya çalışıyorum. Hayatı gerçek anlamıyla  yaÅŸayabilmek için, ÅŸu anımızı gerçek rengiyle yaÅŸamamız gerekiyor, geçmiÅŸin ya da geleceÄŸin karmaşık renkleriyle  bulandırarak bu anın duruluÄŸunu yok etmemeliyim. Hayattaki en büyük neÅŸe bu olmalı: Åžimdi ve burada hayatı  yaÅŸamak. 

Boyundan aÅŸağı neredeyse tamamiyle felç durumdayım. Solunum cihazına baÄŸlı yaşıyorum ve baÅŸkalarının sürekli bakımına ihtiyacım var. Bunlara karşın saygınlığımı koruyorum. Bunu benden kimse alamaz. Sadece bir vücut ve birkaç düÅŸünceden ibaret olmadığımı  anlayabilecek yapıdayım. Yaratılan herÅŸeyin dışında ve herÅŸeyin arasında, kendime ait, bana bağışlanmış sessiz bir boÅŸluktayım.  

Bu yolculukta büyük bir isteklilikle yaÅŸamını benimle paylaÅŸan eÅŸim Elçin'e minnettarım. Bu süreçte sevgisinden ve yol arkadaÅŸlığından feragat etmeyen bir eÅŸe sahip olduÄŸum için ÅŸanslıyım. Bana bir armaÄŸan olarak verilmiÅŸ olan kızım Ece için minnettarım. Umarım onun için de iyi bir baba olmayı baÅŸarabilirim.  

Hasar raporu 

Bir yaz daha biterken kısa bir güncelleme yapmak istemiÅŸtim. Ancak çaÄŸrışımlarım beni buralara getirdi.  

Fiziksel olarak bir hasar tesbit raporu vermem gerekirse; saÄŸ elim, bileÄŸim ve dirseÄŸimin desteÄŸini kaybettim. Akülü sandalyemin kumandasına kendim yetiÅŸemiyorum ama joystick kontroünü hala yapabiliyorum. Bu da bana bir tür özgürlük hissi veriyor. Kendi başıma solunum süresi biraz kısaldı, zorlarsam 2 saate kadar solunum cihazından ayrılabiliyorum. Bu da oldukça iyi bir süre sayılır. Dahası konuÅŸma, çiÄŸneme ve yutma problemi henüz yok. Her gün yatağımdan tekerlekli sandalyeye yardımla da olsa oturabiliyorum. Müzik dinlemenin dayanılmaz hafifliÄŸi ile yerçekimine direnebiliyorum.

Bundan iyisi can saÄŸlığı!  

YüzdebeÅŸ  

Aslında bu yazı,  kısa bir hasar tesbit raporu olacaktı ama düÅŸündüm de gerçekte büyük bir hasar yok. Hatta uzun zamandır ALS nin en keyifli dönemi olan plato dönemini yaşıyorum. Her ne kadar ufak tefek güç kayıplarım oluyorsa da vücuduma haksızlık etmek istemem.  

Hekim arkadaÅŸlarım bilirler; iÅŸgücü kaybı veya sakatlık oranı için rapor düzenlerken birden fazla sistemi tutan hastalıklarda meÅŸhur Balthazar formülü kullanılır. Bu anlamda sakatlık oranımı merak edip hesapladım. % 95 sakat olarak kabul edilebilir. % 100 sakatlık nasıl biÅŸey diye düÅŸünürdüm saÄŸlık kurulunda uzman olarak bulunduÄŸum günlerde.. . 

Demem o ki ÅŸu sıralar % 5 kapasite ile çalışan bir bedende bulunuyorum:)  

Sizce de ilginç deÄŸil mi?  

İnsan dediÄŸimiz canlı,  sadece %5 i çalışan bir sistemde yaÅŸamını sürdürebiliyor. Bunun koÅŸulu ise,  yine insan olmanın getirdiÄŸi bir özellik olan "türünden destek almak" yoludur. 

Ne gariptir ki insanoÄŸlu, canlılar arasında kendi türünü hem vahÅŸice öldürebilen, hatta muhtemelen kendi kendisini yeryüzünden defalarca yoketmiÅŸ bir canlı türü ve aynı zamanda kendinden olanı yaÅŸatmak için gereÄŸinde bir ömür verebilen bir canlı.  

Kaptanın seyir defteri deyince aklıma baÅŸka bir bakış açısı geliyor bir süredir. Hep bilim-kurgu öyküleri yazmak istemiÅŸimdir. Sir Arthur Charles Clarke, Isaac Asimov gibi ustaları okudukça insanın düÅŸünce boyutu zenginleÅŸiyor.  Hayal gücü geliÅŸiyor. Hatta öyle ki bencileyin öykü yazmaya yeltenesi  bile  geliyor insanın.  Åžimdilik bu benim için sadece hayal olarak kalacak gibi görünüyor.  

Eleman aranıyor!

Ancak bu noktada size küçük bir kurgu öykümün baÅŸlangıcını oluÅŸturan bir ilanım var:  

Bir gün bir gazetede ÅŸöyle bir ilan görseniz yanıtınız ne olurdu?  

AÅŸağıdaki koÅŸullarda bir iÅŸ için eleman aranıyor!  

İnsan türünün biyolojik, fiziksel ve ruhsal dayanma ve hayatta kalma sınırlarının test edilmesi amacıyla yürütülmekte olan bir proje için gönüllüler (*)  aranmaktadır.  

Gönüllülerden istenen herhangi bir koÅŸul yoktur. Sadece iletiÅŸime yetecek kadar okuma-yazma ve zihinsel iÅŸlevlerin normal sınırlarda olması yeterlidir.  

Seçilenler, son yıllarda bulunan yeni bir boyuta gönderilecek, dünyadaki zamanı,  mekanı deÄŸiÅŸmeyecek ancak gidilecek boyut ile eÅŸzamanlı görev yapılacaktır.  

Görevleri sırasında,  elemanların sahip olduÄŸu ve alıştığı fiziksel bedenleri üzerinde bazı deÄŸiÅŸikliklerin olabileceÄŸi tahmin edilmektedir.   

Görev süresi 3-5 dünya yılı ile 45 yıl arasında deÄŸiÅŸebilir ve önceden bu süre bilinemez.  

Elemanların fiziksel yetenekleri deÄŸiÅŸime uÄŸrayabilir ancak bulundukları durum ve mekandan gönderecekleri sinyal yolu ile iletiÅŸim devam edecektir.  

Gidilen boyuttan geri gelme olasılığı vardır ancak bu konuda garanti verilemez.  

Gönderilecek boyut yolculuÄŸunda amaç,  daha önce bilgi alınamamış noktalara ve mümkün olan en uzak noktaya ulaÅŸmak ve oradan insan bedeni üzerinde meydana gelen biyolojik, fiziksel ve ruhsal deÄŸiÅŸimlerin rapor edilmesidir.  

İş için ücret ödenmeyecektir. 

Gönüllülerin en büyük kazanımı,  daha önce hiç kimsenin deneyimlemediÄŸi bir süreci birebir yaÅŸamak ve insanın evrimsel geliÅŸim yolculuÄŸu hakkında bazı ipuçları bulup bunları yine kendi türü ile paylaÅŸmak olacaktır. İnsanoÄŸlunun gelecekte kendi türünün daha saÄŸlıklı, dayanıklı olması ve her koÅŸulda yaÅŸamını sürdürebilmesi için gerekli bilgileri bilim dünyasına kazandırmış olacaktır.  

(*) BaÅŸvuran gönüllüler arasında uygun eleman bulunmaması durumunda dünyada mevcut insanlar arasından kur’a yöntemi ile zorunlu eleman alınacaktır. ÇekiliÅŸte ÅŸans oranı her yıl yapılacak çekiliÅŸler için 2/100.000 olarak belirlenmiÅŸtir.  

Cevaplarınızı bekliyorum.  

Biraz uzun bir yazı oldu ama yazabildiÄŸim için mutluyum. Biliyorsunuz yazılarımı OnScreenKeys sanal klavye ile yazıyorum. Hala iki elimle de olsa mouse tutabiliyorum. Tıklama iÅŸini Otomatik tıklama fonksiyonu ile yapıyorum.  

Bir gün mouse da kullanamazsam ÅŸimdiden bir çözüm olduÄŸunu bilmek beni rahatlatıyor.  Single switch denilen çok hassas dokunmatik araçlar ile yine yazmaya ve iletiÅŸime devam edebileceÄŸiz. Giden kas gider, kalan saÄŸlam 2 tel kas lifi bizimdir:)  

Sahip olduÄŸum herÅŸey için ÅŸükürler olsun. 

Sizleri hasretle kucaklıyorum ve en derin sevgilerimi sunuyorum.  

Alper Kaya > dralperkaya ( @ ) superonline.com

24 AÄŸustos 2008

Narlıdere Izmir



Son Güncelleme: Pazar, 19 Ekim 2008 21:41