Benin
adım Hüseyin Can. Ben ailemizin en küçük çocuÄŸuyum. Benden büyük iki
erkek kardeÅŸim var. Onlar benden sekiz ve on yaÅŸ daha büyükler.
Anlayacağınız, annem ve babam tam “oh be, çocukları büyüttük” derken,
ben varlığımla onlara sürpriz yapmışım.
Bebeklik ve ufak çocukluk dönemimi pek hatırlamıyorum. O zamanlardan aklımda kalan annemin, babamın ve aÄŸabeylerimin beni çok sevdikleri ve kendimi huzur ve güvende hissetmemdir.
Ben hep neÅŸeli bir çocuk olmuÅŸumdur. Birisi bana gülümsediÄŸi zaman, ben de hemen karşılık veririm. Yanaklarım da tombul tombul olunca, dışarıda yabancılar bile ÅŸirinliÄŸime dayanamaz ve gelip beni hemen severlerdi ve genelde hep yanaklarımı sıkarlardı. Bundan da hiç hoÅŸlanmazdım.
BeÅŸ yaşıma kadar birkaç tane bebek arabası eskittim. O zamana kadar annem nereye giderse beni de yanında götürürdü. Bir süre sonra bebek arabalarına sığmaz oldum. Ondan sonraki yaklaşık iki sene, bir zorunluluk olmadıkça, annem beni yanında götürmemeye baÅŸladı. Evde zaman geçirmeye alışık olmadığım için, bu dönem benim için çok zor geçti. Aynı zamanda annem de bir yere gidemez olmuÅŸtu. Yakın çevremizde bana bakacak kimse yoktu. Bu dönemde sık sık annemle babamın tartışmalarına ÅŸahit oldum. Annem babamdan tekerlekli sandalye diye bir ÅŸey almasını istiyordu. Babam ise “ben çocuÄŸumu onunla dışarıda gezdirmem” diye itiraz ederdi. Anladığım kadarıyla bu tekerlekli sandalye pahalı bir ÅŸeydi. Yoksa benim tanıdığım annem, çoktan bir yolunu bulmuÅŸ ve onu bana temin etmiÅŸti. Tekerlekli sandalyenin ne iÅŸe yaradığını, ben o zamanlar anlayamamıştım.
Kaynak ve Devamı İçin Tıklayın