Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

MeÅŸhur Ortopedik Engelliler

 

                                                      Takdim ortopedik
ÖzürlülüÄŸün mahiyeti, eksiklik duygusu ile pekiÅŸtirildiÄŸinde farklı bir boyut kazanır. Bu durumda var olanların deÄŸeri, mevcut fizikî, sosyal, zihnî ve manevî kapasitelerin önemi ve faydası da tam olarak anlaşılamaz. Özürlülük konusuna böyle olumsuz bir anlam yükleyen bir özürlü, mevcut kapasitesinin geliÅŸiminin önüne bizzat kendisi engeller çıkartmış olur. Böyle bir duygu, günlük hayat akışının estetiÄŸini ve etkinliÄŸini bozacağı gibi, kiÅŸisel geliÅŸimi ve baÅŸarıyı da zedeler. Hâlbuki özürlülük meselesine farklı bir açıdan bakabilen ve pozitif bir düÅŸünce geliÅŸtirebilen birçok özürlü, sahip oldukları imkânları bir nimet olarak görmüÅŸ ve özürlülüklerine raÄŸmen azmederek deÄŸiÅŸik alanlarda üstün baÅŸarılar elde edebilmiÅŸtir.

DiÄŸer taraftan toplumun büyük bir kesimi de özürlülüÄŸe, fizikî, ruhî ve zihnî yönleriyle kalıcı ve bariz bir noksanlık olarak gördüÄŸü için, genelde negatif bir anlam yüklemektedir. Ancak özürlü olan kiÅŸi söz konusu olduÄŸunda aynı kesim konuya genelde daha objektif, merhametli ve duyarlı yaklaÅŸmaktadır. Özürlülük, hastalık ve yaÅŸlılık hakkında kaygılarımızı belirtmek, kötü ÅŸeyler düÅŸünmek ve bunları dile getirmek her ne kadar olaÄŸan karşılanıyorsa da, özürlü, hasta ve yaÅŸlı kiÅŸiler hakkında aynı negatif düÅŸünceler beslemek her zaman o kadar kolay olmamaktadır. Kendisi de özürlü olan Prof. Günther Cloerkes’in “Özürlülerin Sosyolojisi” kitabında tespit ettiÄŸi gibi, özürlülük (engellilik) olgusu ile özürlü kiÅŸiler arasında zihnimizde oluÅŸturduÄŸumuz farkı, belki de özürlülerin elde ettikleri ve edebilecekleri baÅŸarılarıyla ortadan tamamen kaldırmak mümkün olacaktır. ÖzürlülüÄŸün mutlak anlamda bir engellilik durumu olmadığını, kitapta tanıtılan meÅŸhur ortopedik özürlülerin hayat hikâyelerinden görmek mümkündür.

Özürlülüklerine raÄŸmen engelleri aÅŸabilen ve hayatta kendi kendine yeterli olabilen özürlüler, toplum tarafından her zaman takdir görmüÅŸ ve görmektedir. Dolayısıyla toplumsal boyutuyla özürlülük, çoÄŸu zaman bizzat özürlülerin özürlülüklerini algılayış biçimine ve davranışlarına göre ÅŸekillenen sosyal bir olgudur. Toplumsal beklentilerin üstünde baÅŸarılara imza atabilen özürlüler, belki de bundan dolayı halkın teveccühünü kazanmakta ve “kahraman” veya “meÅŸhur” olarak ilan edilmektedir. Genel anlamda özürlülere fırsat eÅŸitliÄŸi verildiÄŸinde ve onları çevreleyen engeller ortadan kaldırıldığında her özürlü, “meÅŸhur” olmasa da en azından bu baÅŸarı kervanına katılma ÅŸansına sahip olacaktır.

Kitabımızda biyografik özellikleriyle birlikte yer alan “MeÅŸhur Ortopedik Özürlüler”, her ne kadar siyaset, bilim, edebiyat ve sanat gibi deÄŸiÅŸik alanlarda iz bırakmışlar ise de kahramanlaÅŸtırılmadan mümkün mertebe oldukları gibi tanıtılmıştır. Hayat hikâyeleri, ÅŸahsî özellikleri çerçevesinde güçlü ve zayıf yönleri ile birlikte bir bütünlük içinde deÄŸerlendirilmiÅŸtir.

GeçmiÅŸten bugüne kadar ÅŸu veya bu ÅŸekilde ün yapmış ortopedik özürlüler (sakatlar), elbette sadece bu kitaptaki ÅŸahsiyetlerden ibaret deÄŸildir. Biz burada sadece hayatlarında ibretler ve örnek sahneler bulunan belli baÅŸlı olanlardan otuz tanesini seçerek, doÄŸum tarihlerine göre takdim ettik. Bununla birlikte çalışmada kiÅŸiler hakkında kuru bir ansiklopedik bilgi vermek yerine, okunup istifadeyi kolaylaÅŸtırıcı bir üslubu benimsedik. Her özürlünün hayat hikâyesinin sonunda mevcut kaynakları da ekledik. Bunun yanında hayatta olup da görüÅŸtüÄŸümüz kiÅŸilerden elde ettiÄŸimiz ÅŸahsî bilgilerimizi de yansıtmaya gayret gösterdik.

Farklı ve özel konuma sahip bu renkli portrelerin hayat hikâyelerinin her birisi aslında takdirlerimizi celbedecek kadar ibret dolu hadiselerle doludur. Bazılarının biyografisi müstakil bir kitap olabilecek kadar önemli olduÄŸunu tespit ettik. Mazeret üretmeyen, pes etmeyen, çalışan, çabalayan, birikimlerini ısrarla faydalı alanlarda deÄŸerlendirmek isteyen azimli özürlülerden, özürlü olsun veya olmasın herkes bir ÅŸeyler öÄŸrenebilir. Problemleriyle baÅŸ etmede bütünüyle baÅŸarılı olmasalar dahî, verdikleri mücadeleler bile kendi başına takdir-i ÅŸayan bir olaydır. Özürlüler arasında öyle tarihî ÅŸahsiyetler var ki, özürlülükleri hiçbir zaman ön plânda olmamış. Çalışmaları, eserleri ve baÅŸarıları özürlüklerini âdeta arka plâna itmiÅŸtir. İlginçtir bunlardan bazıları da özürlülükleri sayesinde daha da popüler hâle gelebilmiÅŸtir.

Åžunu da belirtmekte fayda vardır: Özürlülükleri sayesinde veya özürlülüklerine raÄŸmen ÅŸöhreti yakalamış ÅŸahsiyetlerin özel hayatlarını sadece özürlülükleri üzerine bina ederek tahlil etmek, kiÅŸilikleri hakkında her zaman doÄŸru bilgilerin elde edilmesini ve isabetli deÄŸerlendirmelerin yapılmasını saÄŸlamaz. Haddizatında kiÅŸileri sadece özürlülükleri ile özdeÅŸletirerek deÄŸerlendirmek bazen yanıltıcı sonuçlara bile sebebiyet verebilir. Bu tespitten yola çıkarak, biz meÅŸhur özürlülerin kiÅŸilik oluÅŸumunda etkin rol aldığını düÅŸündüÄŸümüz özürlülük olgusunun dışında özürlülerin içinde yaÅŸadıkları sosyo-kültürel çevre gibi haricî faktörleri de deÄŸerlendirdik. Böylece daha kuÅŸatıcı bir özürlü portrenin ortaya çıkmasını saÄŸlamaya uÄŸraÅŸtık.

Özürlülük dünyasına damgasını vurmuÅŸ kiÅŸilerin özgeçmiÅŸleri üzerinden kendi hayatımızın bir muhasebesini de yapabiliriz. Bu yönüyle biyografiler, ortak insanî duyguların ve duyarlılıkların ortaya çıkmasını saÄŸlayan bir vasıta olduÄŸu kadar çok katmanlı iç dünyamızı ve insanî duruÅŸumuzu da belirleyen bir ölçüdür. Biyografiler sayesinde hatalarımızı anlayıp bunlardan vazgeçerek, doÄŸruları bulup kiÅŸilikli duruÅŸumuzu saÄŸlayarak hayatımıza yön verebiliyorsak sadece kiÅŸisel anlamda deÄŸil toplumsal boyutuyla da bir adım ileriye gitmiÅŸ oluruz. Elinizdeki bu kitap da bu çerçevede deÄŸerlendirilmesi gerekir. Bu vesile ile özürlü olanlarla olmayanlar arasında bir diyalog köprüsü oluÅŸturmanın ötesinde deÄŸiÅŸik sosyal kesimler arasında küçük de olsa kaynaÅŸmaya yol açan bir katkımız olabilmiÅŸ ise kendimizi bahtiyar hissederiz.

Doç. Dr. Ali Seyyar

Sakarya-Mart 2006

İÇİNDEKİLER: www.sosyalsiyaset.com/documents/kitap11.htm



( 1 Vote )
Son Güncelleme: Cuma, 18 Ağustos 2006 04:28