Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde çok yaygınlaşan mobbing, iş yerinde ruhsal taciz veya iş yerinde psikolojik terör olarak tanımlanıyor.
Mobbing, duygusal bir saldırıdır. Hedefi ise, bir iş yerindeki kişi veya kişiler üzerinde sistematik baskı yaratarak ahlâk dışı yaklaşımla iş performansını ve dayanma gücünü yok edip, işten ayrılmaya zorlamaktır.
Gelişmiş ülkelerde cinsel tacizin de önüne geçen mobbing çoğunlukla üst düzey yönetim kademesinde çalışanlar tarafından uygulanmaktadır. Araştırmacılar, mobbing mağdurlarının bazılarının otuzlu yaşlarda, bazılarının ise lisans üstü eğitiminin olduğunu vurgulamaktadırlar.
Mobbing, örgütler içinde bulaşıcı bir hastalık gibidir. İyileştirici
önlemler alınmazsa örgütün bütün yaşamsal oganlarına yayılır. Çalışan
personelde, işletmeye ve çalışma arkadaşlarına olan güven ve saygı
azalır, motivasyon düşer, çalışma ortamı ve çalışanlar ile örgüt
arasında uyumsuzluk başlar, iş verimliliği düşer.
Mobbing durumunda pasif saldırganla başa çıkmak aktif saldırgana göre
daha zordur. Çünkü pasif saldırganlar kötü davranışlarını örtmek için
uygun ortamlarda anlayışlı ve samimi davranışlar sergilerler.
Saldırgan, kişiye yönelik cinsiyet, yaş, din, uyruk, özürlü olmak gibi
herhangi bir nedene dayalı belirli bir ayırımcılıktan çok, kişiyi iş
yaşamından dışlamak amacıyla taciz, rahatsız etme ve kötü davranış
yoluyla kasıtlı hareketler sergiler.
Mobbing yapılan kişi, her sabah güne iş stresi ile başlar ve işe gitmek
istemez. İçinde bulunduğu çaresiz durum kişinin sağlığını ciddi anlamda
tehdit eder. Mağdurları en fazla etkileyen mobbing’in sıklığı, tekrarı
ve süresidir. Herkesin dayanma süresi farklı olduğu için vereceği
zararın etkisi de kişiye göre değişmektedir.
Yapılan araştırmalar, mobbing’e maruz kalan kişilerin çalışma
hayatlarında zeka, dürüstlük, yaratıcılık, başarı gibi bir çok olumlu
özellik gösteren duygusal zekası yüksek kişiler olduklarını ortaya
koymuştur.
Özellikle yaratıcı insanların ürettikleri yeni fikirlerin diğerlerini
rahatsız etmesi ve daha yüksek mevkilerde çalışan kişiler için tehdit
oluşturdukları nedeni ile seçilmiş kişilerdir. Bu kişiler işini seven,
yaptıkları işle bütünleşen, örgütün hedeflerine ve saygınlığına inanan
çalışanlardır.
Mobbing davranışlarından bazıları;
-Yaptığınız iş sürekli eleştirilir,
-Üstünüz ,meslektaşlarınız ,birlikte çalıştığınız kişiler kendinizi gösterme olanaklarınızı kısıtlar,
-Özel yaşantınız sürekli eleştirilir
-Çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmazlar ve başkalarına ulaşmanız engellenir,
-Dini ve siyasi görüşünüzle alay edilir,
-Asılsız söylentiler ve hakkınızda kötü konuşmalar yapılır,
-Sizi gülünç düşürmek için her türlü hareketleriniz taklit edilir
-Cinsel imalarda veya doğrudan cinsel tacizde bulunulur,
-Size verilen işler geri alınır kendinize yeni bir iş bile yaratamazsınız,
-İşiniz sürekli değiştirilir, itibarınızı düşürecek şekilde niteliklerinizin dışındaki işler verilir,
-Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız,
-Fiziksel şiddet tehditleri yapılır,
Örgüt bu davranışları görmezden geldiği yada göz yumduğu, kışkırttığı
için mağdur kendini çaresiz hisseder ve mobbing gerçekleşir. Mobbing
örgütün seçtiği hiyerarşik yapı ve örgüt kültürüne göre yatay veya
dikey olabilir. Hiyerarşi fazla ise, mobbing dikey, daha az ise yatay
olur.
Mobbing, her iş yerinde ve her türlü kuruluşta olabilir. Herhangi biri
mobbing kurbanı olabilir veya bazı insanlar da belirli özelliklerinden
dolayı seçilebilirler.
Mobbing’e maruz kalanlar, yaşadıklarının tanımlanmış bir iş yeri
sendromu olduğunu, uğradıkları tacizin kendi suçları olmadığını
anlamalılar ve bu yönde mücadeleye devam etmeliler. Aynı zamanda
psikolojik yardım almak, onları yaşadıkları sendrom karşısında
verecekleri mücadelede daha bilinçli ve güçlü kılacaktır.
Avrupalı uzmanlar, mobbing sendromuna yakalanan bir kişinin topluma
maliyetinin yıllık gelirinden fazla olduğunu belirtiyorlar. Acı olan ,
gelişmekte olan ülkelerde çok sayıda çalışanın benzer durumda olması ve
bunun ciddi anlamda psikosomatik rahatsızlıklara neden olabileceğinin
bilinmemesidir.
Şaban Çobanoğlu
Timaş Yayınevi
256 sayfa. 1. baski.
Son Güncelleme: Pazar, 11 Kasım 2007 01:42