Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Emmy Ödüllü Tek Türk Hasan Şerefli Bizlerle

hasanserefli1u.jpgSitemize bu defa çok başarılı bir yönetmen konuk oldu. Onunla hayatın içinden geçen samimi bir söyleşi yaptık.

Kendisi şu an Amerika'da profesyonel futbol hakemliği ve günlük hayatta ise yüksek öğrenimini gördüğü alanda Uluslararası ticaret üzerine kurumlara danışmanlık yapıyor. Altı yıldır yapmakta olduğu Profesyonel hakemlik ise diğer bir kabiliyeti ve uzmanlıklarından biri olan ve ona Emmy Ödülü kazandıran yönetmenlik (Arastırma ve Belgesel) mesleğiyle neredeyse birebir örtüşüyor. Çünkü, Hasan ŞEREFLİ her iki uğraşında da yönetme eylemini başarı ve zevkle sürdürmektedir.

Hasan ŞEREFLİ 2003 Eylül ayında sokak çocuklarını konu alan belgesel türündeki yapımıyla Emmy Ödülü alan ilk ve tek Türk yönetmen oldu.Yaptığı bu belgeselle sosyal sorunlara başarıyla değinen ve ifade eden ŞEREFLİ, yazık ki bu yapıtını Türk izleyicileri ile paylaşamamanın üzüntüsünü yaşıyor.

Dileriz belgesellere önem veren bir televizyon kuruluşu, gurur duyduğumuz bu ödüllü yapımı biz Türk izleyicilerine bir an önce sunar. Zira düşünüyoruz ki, belgesel seyretmeyen ve sevmeyen bir toplum olamayız, ancak belgesel gibi "fayda veren" yayınlardan yeterince seyrettirilmeyen bir toplumuz. 

Şimdi Sayın Hasan ŞEREFLİ ile yaptığımız söyleşimizi sizlerle paylaşıyoruz.

hdb :  Kısaca Hayatınızı Anlatır Mısınız?

Haylaz, keyifli, keşifci, öğrenen, arayan, arayan, arayan, ...

hdb :  Hayata ne verdiniz?

Hayattan kasıt içinde yasadığım, kendimi hissettirdiğim zaman ve mekân parçacığı ise; gülümseyen, yardım eden ve cömert bir insan intibasıdır diye ümit ediyorum insanlar nezdinde.

hdb :  Hayattan ne istersiniz?

Hayatın rastlantısal bir kurgu üzerine değil, akılcı bir tasarım ile kurulduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda kurgucuya ulaşma gayreti gibi bir ideal; iç dünyamı fetheden bir arzu istek. Fiziki dünya ve elementlerinden isteğim sadece barış olurdu.

hdb :  Hayatınıza ait sevmediğiniz şeyler nedir? Değiştirmek için imkânınız var mı, denediniz mi?

Sevmediğim şeyler paranın, adaletsizliğe; almanın, vermeye; elbisenin, insana tercih edilmesi.

hdb :  Kimler veya neler hayatınıza renk verir?

Bazen bir bebeğin anne karnındaki kıpırtısı, bazen de bir karıncanın kırıntıyı bir metrelik mesafeden yuvasına taşıması; Doğaya anlam veren hakikatin santraları, penaltıları.

hdb :  Hayatınızdaki vaz geçilmezler nelerdir?

İnsana, hakkına ve her nerede ve ne pozisyonda olursa olsun, dünya üzerindeki izdüşümüne saygı.

hdb :  Ömrünüzce en mutlu olduğunuz anları birer cümle ile tarif eder misiniz?

Annemin duası ve helallığı; onun, kır düsen saclarımı bir çocuk edası ile okşarken, yüzünde gördüğüm 5 yasındaki ben.

hasanserefli2u.jpg hdb :  En sevdiğiniz eşyalarınız?

IPhone ve Düdük.

Eğer bir adaya düşersen yanına alacağın 3 şeyden biri ne olurdu gibi alışılagelmiş soruya bile IPhone diye cevap verirdim heralde. Bu mucize cihaz her işe yarıyor desem abartı olmaz, günlük hayatta faydalarından istifade ettiğim fonksiyonlarını yazarsam sayfalar alır sanırım. Dunyayı cebimde bu kadar hafif ve ince olarak taşıyacağımı hiç hayal etmemiştim.

Hakemlik yaparken kullandığım düdük ise; yanlışa hayır diyebilme, kendi çapımda, naçizane düdüğümle müdahale edebilme yetim ve yetkimi, verenin hakkıyla dağıtma gayretime, yardımcı olan basit ama önemli bir araç.

hdb :  Sizce başarı nedir? Başarılarınızın kimlere ve nasıl etkisi oldu?

Bu soruya kişisel bir kritik, daha çok egoların tatmininden beslenecek, kifayetini kaybedecektir. Başarı günümüzde akredite kurum ve kişilere endekslenmiş bir olgudur maalesef; Bence başarının en büyüğü iki önceki soru öznesinin niceliğidir. Bu bağlamda, kısaca en önce anne babaya, sonra da içinde yasadığımız aile, kavim, topluma olan sorumluluğun yerine getirilmesidir ki gerçek başarı budur.

hdb :  Ek olarak iletmek istedikleriniz?

engelli bireylerimizin toplum içinde gereken destek ve hassasiyeti bulamadıklarına inaniyorum. Toplum olarak musibet başa gelmedikçe elini taşın altına sokmayan, sahip çıkmayan, verirken eli titreyen, zaman ayırırken her dakika saate bakan duyarsız yaklaşımlari tenkit ediyorum.

Hakem düdüğünü eline almış HayataDahiliz.Biz’e; duyarsız ruhlara gösterdiği sarı kartlardan dolayı tebriklerimi ve minnetimi sunuyorum.

 


Hasan Şerefli Hakkında Çıkan haber ve Yazılar

İlk Kez Bir Türk Emmy Ödülü Aldı - MİLLİYET - Eylül 2003
  
Hasan Şerefli, ülke ülke gezip ıslahevlerinin belgeselini yaptı. 450 dolar istedikleri için ödül törenine katılmadı; oysa Emmy almıştı...

Amerika'da televizyon dünyasının 'Oscar'ları olarak görülen Emmy ödüllerinin 24'üncü yılında bir Türk, 'Belgesel Film ve Araştırma' dalında sessiz sedasız Emmy ödülü aldı. Olay o kadar sessiz cereyan etti ki, ödülü alan Hasan Şerefli adlı Türk'ün kendisi bile törende değildi.

Şerefli, başından geçenleri şöyle anlattı: "Belgeselin adı 'Parmaklıklar Arkasındaki Çocuklar'dır. Ben kazanabileceğimi aklımın ucundan bile geçirmediğim için ödül törenine katılmadım. Ayrıca smokinli bir gala şeklindeki törene katılmak için bizden 450 dolar istiyorlardı. Bu parayı galaya gitmektense ıslahevine vermeyi tercih ederim. Ödülü kazandığımı sonra haber verdiler".
  
Koşulları anlatıyor

Hasan Şerefli, 95 dakikalık belgeselle ilgili olarak şunları söyledi: "Amerika, İngiltere, Moğolistan, Gürcistan, Hindistan, Filipinler ve Türkiye'de çekilen film, tüm bu ülkelerdeki ıslahevlerinin koşullarını gözler önüne seriyor. Onların gözüyle dünya nasıl görünüyor, ne koşullarda yaşıyorlar ve devlet ne gibi katkılarda bulunuyor, ıslahevinden çıktıktan sonra sosyal hayata uyumda ne gibi güçlüklerle karşılaşıyorlar?"
  
Türkiye'de Keçiören'de

Halen Philadelphia'daki Lasalle Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrenimi gören Şerefli, araştırmanın Türkiye ayağıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Filmde, Türkiye'deki Keçiören Islahevi'nde diğerlerine oranla inanılmaz liberal bir sistem olduğu görülüyor. Keçiören'de parmaklıklar yok. Çocuklar, gardiyan eşliğinde olmadan okullarına gidebiliyorlar. Bu konu, eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Gerek İngiliz, gerekse Amerikalı uzmanlar, böyle yapmaları gerektiği sonucuna vardılar."

Pek çok ülkede, ıslahevinden çıkan çocukların yüzde 70-85 oranında yeniden ıslahevine döndüklerini vurgulayan Hasan Şerefli, Türkiye'de bu oranın yüzde 10-15 olduğuna da işaret etti. Şerefli, bunun, Türk insanının 'aile yapısı ve kültürüyle' ilgili olduğu görüşünü de dile getirdi.

***

AA - NEW YORK - Hazırlayanları arasında Hasan Şerefli'nin de bulunduğu 'Parmaklıklar Arkasındaki Çocuklar' adlı belgesel, Amerikan Ulusal Televizyon Akademisi tarafından, 'Belgesel Film ve Araştırma' dalında Emmy ödülüne değer görüldü. 95 dakikalık belgeselde ABD, İngiltere, Moğolistan, Gürcistan, Hindistan, Filipinler ve Türkiye'deki ıslahevi koşulları anlatılıyor.

Belgeselin Türkiye'deki çekimleri Keçiören Islahevi'nde gerçekleştirildi. Philadelphia'daki Lasalle Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan Şerefli, araştırmanın Türkiye ayağıyla ilgili "Filmde, Türkiye'deki Keçiören Islahevi'nde diğerlerine oranla inanılmaz liberal bir sistem olduğu görülüyor. Keçiören'de parmaklıklar yok. Çocuklar, gardiyan eşliği olmadan okullarına gidebiliyorlar. Bu husus, eleştirmenlerden büyük övgü aldı" diyor. Ödülün kendisi için sürpriz olduğunu belirten Şerefli, Emmy törenine katılmadı.


***

Emmy kazanan ilk Türk    

Genç yönetmen Hasan Şerefli, Parmaklıklar Arkasındaki Çocuklar adlı belgeseliyle Emmy Ödülü kazandı.

Olay o kadar sessiz cereyan etti ki, ödülü alan Hasan Şerefli adlı Türk'ün kendisi dahi törende hazır bulunmadı

Bu ilginç olayın kahramanı olan ve Emmy ödülü kazanan ilk Türk sıfatını taşıyan Hasan Şerefli, başından geçenleri şöyle anlattı: ''Söz konusu belgesel filmin adı 'Parmaklıklar Arkasındaki Çocuklar'dır. Filmin Türkiye ayağı Keçiören ıslahevinde çekildi.  Filmimizin ödüle aday olduğu bize tabii ki bildirildi, ancak ben kazanabileceğimi aklımın ucundan bile geçirmediğim için, o gece Marriott Marquis otelinde yapılan ödül törenine katılma gereği duymadım. Ayrıca Oscar töreni gibi smokinli bir gala şeklindeki törenekatılmak için bizden 450 dolar istiyorlardı. Ben bu parayı galaya gitmektense ıslahevine vermeyi tercih ederim. Ödülü kazandığımı bana sonradan haber verdiler.''

FİLMİN İÇERİĞİ

Hasan Şerefli, 95 dakikalık belgeselle ilgili olarak da şunları söyledi: ''ABD, İngiltere, Moğolistan, Gürcistan, Hindistan, Filipinler ve Türkiye'de çekilen film, tüm bu ülkelerdeki ıslahevlerindeki koşullarıgözler önüne seriyor. Çocukların tepkilerinden bahsediliyor. Onların gözüyle dünya nasıl görünüyor, bu çocuklar ne koşullarda yaşıyorlar vedevlet ne gibi katkılarda bulunuyor, Islah evinden çıktıktan sonra sosyal hayata uyumlarında ne gibi güçlüklerle karşılaşıyorlar?''  

devamı : http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/09/16/344190.asp

***

Amerika’da Türk Patentli Basari
emmy.gif
New York'ta düzenlenen 55. inci Emmy ödülleri töreninde bir Türk, "Belgesel Film ve Arastirma" dalinda sessiz sedasiz Emmy ödülü aldi. Olay o kadar sessiz cereyan etti ki, ödülü alan Hasan Serefli adli Türk'ün kendisi dahi törende hazir bulunmadi. Söz konusu belgesel filmin adi 'Parmakliklar Arkasindaki Çocuklar'. Filmin Türkiye ayagi Keçiören islahevinde çekildi. Filmin ödüle aday oldugu Hasan Serefli’ye tabi ki bildirilir, ancak kendisi kazanabilecegini aklinin ucundan bile geçirmedigi için, o gece Marriott Marquis otelinde yapilan ödül törenine katilma geregi duymaz. Ayrica Oscar töreni gibi smokinli bir gala seklindeki törene katilmak için kendisinden 450 dolar istenir. Hasan Serefli bu parayi verip galaya gitmektense islahevine vermeyi tercih eder. Ödülü kazandigi ona sonradan haber verilir.

Bu süresi 95 dakika olan belgesel Amerika, Ingiltere, Mogolistan, Gürcistan, Hindistan, Filipinler ve Türkiye'de çekilir. Film, tüm bu ülkelerdeki islahevlerindeki kosullari gözler önüne seriyor. Belgeselde çocuklarin tepkilerinden bahsediliyor. Onlarin gözüyle dünya nasil görünüyor, bu çocuklar ne kosullarda yasiyorlar ve devlet ne gibi katkilarda bulunuyor, islah evinden çiktiktan sonra sosyal hayata uyumlarinda ne gibi güçlüklerle karsilasiyorlar? Gerçi dünyanin her yerinde islah evi kosullari kötü sayilir, ancak arastirma sonucunda islahevi yönetimi ve topluma kazandirma gibi temel konularda Türkiye en liberal ülke olarak digerlerine örnek gösterilir. Serefli halen Philadelphia'daki Lasalle üniversitesinde yüksek lisans ögrenimi görmekte. Filmde, Türkiye'deki Keçiören islahevinde digerlerine oranla inanilmaz liberal bir sistem var. Keçiören'de parmakliklar yok.

devamı : http://www.basariyolu.com/genel.asp?id=698

***

Emmy Ödülü Hakkında bilgi - Vikipedi

Emmy Ödülleri, Amerikan televizyon yapımlarına verilen ödüldür. Peabody Ödülleri'ne benzer; fakat ondan farklı olarak daha fazla eğlence odaklıdır.

Emmy Ödülleri birbiriyle bağlantılı fakat birbirlerinden tamamen ayrı üç kuruluş tarafından takdim edilir:

  • Academy of Television Arts and Sciences (Televizyon Sanat ve Bilimleri Akademisi) spor dışındaki ulusal prime time eğlence programlarını;
  • National Academy of Television Arts and Sciences (Ulusal Televizyon Sanat ve Bilimleri Akademisi) belgesel programlar ile spor, haber ve gündüz programlarını;
  • International Academy of Television Arts and Sciences (Uluslararası Televizyon Sanat ve Bilimleri Akademisi) ise Birleşik Devletler dışında üretilmiş programları ödül almak üzere belirler.

Emmy Ödülleri arasında en iyi bilineni Primetime Emmy Ödülleri'dir. (bunlardan bazıları "Yaratıcı Sanatsal Emmy Ödülleri" ve "Gündüz Programı Emmy Ödülleri" olarak sınıflandırılır.)

 



Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Mayıs 2009 03:38