Nöropati, diyabetin uzun yıllar sonra, özellikle kontrolsüz seyrettiÄŸinde sinir sisteminde oluÅŸturduÄŸu hasarlardır. En sık görülen organ hasarı olup ayakları, bacakları, kolları, elleri, gözleri, kalbi, mide ve barsaklar ön plan da sindirim sistemini etkilemektedir.
Nöropati diyabetli hastaların yarısından fazlasında vardır ve hastalığın süresi uzadıkça geliÅŸme olasılığı artar
Nöropatinin kesin sebebi bilinmemekle birlikte, kan ÅŸekerinin yüksek seyretmesi veya insülin yetersizliÄŸine baÄŸlı olabileceÄŸi düÅŸünülmektedir. Ayrıca damar deÄŸiÅŸikliklerine baÄŸlı olarak vücudumuzdaki organlara yeterli düzeyde gitmemesi de, nöropatiyi artıran bir etken olarak gösterilmektedir. Genel olarak glikozillenmiÅŸ hemoglobin (HbA1c) deÄŸerlerinin yüksek seyretmesi ve sinirlerde ÅŸekerin (sorbitol) birikmesinin nöropati geliÅŸmesinde etken olabileceÄŸi düÅŸünülmektedir.
Nöropatinin belirtileri, vücudumuzun etkilenen bölgesine göre deÄŸiÅŸiklik göstermektedir. Bu nedenle öncelikle vücudumuzda bulunan sinirler hakkında kısa bir bilgi vermemiz konunun anlaşılmasında yardımcı olacaktır.
Sinirler
Vücudumuzda esas olarak 2 tip sinir mevcuttur.
Motor/duysal ve otonomik sinirler.
Nöropati her iki tip sinirde de oluÅŸabilir.
- Motor ve duysal sinirler vücudumuzdaki tüm kasların hareketini kontrol eder.
Bu sinirler bizim sıcaklık, dokunma ve acı duyularını hissetmemizi sağlarlar.
- Otonomik sinirler, bizim kontrolümüzde olmadan, otomatik olarak vücut fonksiyonlarını düzenlerler. Otonomik sinirler, akciÄŸerler (nefes alıp-verme), salgı bezleri (terleme), idrar kesesi (idrar yapma), üreme organları (cinsel fonksiyon), sindirim sistemi (sindirim ve atılım), adrenal bezler (stres hormonları), kalp (kalp hızı) ve göz kasları (göz bebeÄŸinin açılıp kapanması) gibi vücudumuzun irade dışı çalışan tüm otonomik iÅŸlevlerini düzenlemektedirler.
Nöropati Belirtileri ve Tedavisi
Nöropati ile ellerinizi veya ayaklarınızı ilgilendiren sinir lifleri tutulmuÅŸsa, halsizlik, uyuÅŸma, karıncalanma, aÄŸrı ve kas kaybına neden olur. Nöropati belirtileri yanma veya uyuÅŸukluk gibi hafif ÅŸikayetlerden hissizliÄŸe ve özellikle geceleri artan ÅŸiddetli aÄŸrılara kadar çeÅŸitlilik gösterebilir. Nöropati atakları saatler sürebilir veya sürekli olarak aylar veya yıllarca devam edebilir.
Nöropati ayakta kasları tutarak kaslarda zayıflığa yol açar ve ayak tabanında ağırlık dağılımının bozulmasına neden olur. Beden ağırlığımızın önemli bir kısmı ayağın ön bölümü tarafından taşınmaya baÅŸlar ve bu bölgede kalın bir kallus (nasır) oluÅŸur. Yürüme sırasında bu nasır ile kemik arasında sıkışan yumuÅŸak dokuda ülserler (yaralar) geliÅŸir. Ayrıca duysal sinirleri etkileyen nöropati, hissizliÄŸe, aÄŸrı ve ısı algılanmasında bozulmaya neden olarak hastaların kimyasal ve fiziksel travmaları farketmemesine, dolayısıyla ayak yaralanmalarında artışa yol açabilir. Otonom nöropati sonucu ortaya çıkan terleme azalması deri kuruluÄŸuna ve deride çatlamalara yol açarak ayakta ülser geliÅŸmesini kolaylaÅŸtırmaktadır.
Tüm diyabetli hastaların yaklaşık %2.5'inde görüldüÄŸü kabul edilen Charcot eklemi (diyabetik nöroartopati), duyu kaybı olan ve kemik dansitesi azalmış olan ayakta, tekrarlayan travmalar sonucunda oluÅŸan kırıkların zemininde geliÅŸmektedir. Ayağın aÄŸrısız ÅŸekil bozukluÄŸudur.
Nöropatinin vücudumuzdaki otonom sinirleri tutan "sessiz" seyreden formuna otonom nöropati denir. Erken teÅŸhis ve tedavi sinirlerdeki harabiyeti yavaÅŸlatabilir veya durdurur.
EÄŸer sindirim sisteminiz etkilendiyse, ishal, mide bulantısı veya hiçbirÅŸey yemediÄŸiniz halde midenizde dolgunluk hissedebilirsiniz.
EÄŸer idrar keseniz etkilendiyse, hiçbir aÄŸrı veya baskı hissetmeden idrarınızı uzun saatler tutabilirsiniz. Bunun aksine idrar yaparken zorlanma veya sık sık idrara çıkma ÅŸikayetiniz de olabilir.
EÄŸer üreme organlarınız etkilendiyse ve erkekseniz, impotans (iktidarsızlık) olabilir eÄŸer bayansanız orgazma uluÅŸmada zorluk yaÅŸayabilirsiniz.
EÄŸer kalbinizi besleyen sinirler etkilenmiÅŸse önemli problemlere neden olur.
- Vücudunuz egzersize iyi yanıt vermeyebilir veya istirahat halinde dahi kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Bu olaylar daha fazla egzersizle düzelecek bir durum deÄŸildir.
- Postural hipotansiyon geliÅŸebilir. Bu olay yatar veya oturur pozisyondan beklenenden fazla düÅŸüÅŸ sonucu halsizlik ve baÅŸ dönmesi hissetmenizdir.
- Kardiyak denervasyon sendromu geliÅŸebilir. Bu problem kalp atımlarında düzensizlik, koroner arter daralması ve ani ölüme neden olabilir. Bu kalp problemlerine sahip olanlar ameliyatta genel anestezi sırasında risk altındadırlar ve anestezistin bu durumdan haberdar olması gerekmektedir.
- Kalbin aÄŸrı hissi kaybolabilir. Bu da kalp krizinin ilk belirtisi olan aÄŸrıyı hissedememe sonucu acil tedavi için baÅŸvurmada gecikmeye ve hayatı tehdit edici kalp krizine neden olabilir.
Tedavi
Diyabetik polinöropati tedavisi esas olarak belirtilere yönelik ve destekleyici tedavidir. Duyu kayıpları genellikle belirti vermezler, bu nedenle bunların bakımı esas olarak koruyucu hasta eÄŸitimi ve kan ÅŸekerinin normal düzeyde tutulmasıdır.
AÄŸrılı diyabetik nöropatinin tedavisinde ise basit aÄŸrı kesiciler kullanılır. Yanıt alınamayan vakalarda sinir liflerine etkili, antikonvülzif ve antidepressan ilaçlar verilebilir. Son yıllarda aldoz redüktaz inhibitörü ilaçlar da tedavide denenmektedir.
Sinir hasarı geliÅŸtikten sonra onarmak için kesin bir tedavi olmamasına raÄŸmen, kalp hastalıkları, postural hipotansiyon ve genel anestezi için etkili alternatif tedaviler mevcuttur. Buradaki en önemil faktör doktorunuzun ve sizin otonom sinirlerinizi etkileyen nöropatinin varlığını tespit etmenizdir.
Dikkat!
Nöropatiye baÄŸlı olarak aÄŸrı duyusunu kaybeden hastaların dikkat etmesi gereken bazı noktaları hatırlatmak, ileride doÄŸabilecek daha ciddi sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
- Çoraplarınızı her çıkardığınızda ayaklarınızı inceleyiniz. Küçük yaralara ya da basınç belirtilerine (kızarıklık) dikkat ediniz.
- Ayakkabılarınızı giymeden önce ayakkabılarınızın iç bölümünü elinizle kontrol ediniz. Özellikle kumsalda asla çıplak ayakla yürümeyin, ayakkabılarınızı asla çorapsız giymeyin.
- Ayaklarınızı ısıtmak için sıcak su torbaları ve elektrikli araçlar kullanmayınız, bunun yerine çorap giyiniz. Banyoya girmeden önce suyun sıcaklığını bir termometre ile ölçünüz. Sıcaklık 37°C'yi aÅŸmamalıdır.
- Tırnaklarınızı kısaltmak için tırnak törpüsü ve nasıl için sünger taşı kullanmalısınız. Ayak bakımı için asla kesici aletler ya da kimyasal maddeler kullanmayınız.
- Bir yaralanma olursa doktorunuza danışınız. O zamana kadar yürümemeye gayret ediniz.
- Ayak üzerine basınç uygulamayın, geniÅŸ tabanlı, yumuÅŸak derili ayakkabılar seçilmelidir.
- Gerekirse ayağınıza özel ayakkabılar yaptırmalısınız.