Sanatçı bir ailenin sanatçı kızı Özüm Borova, ortopedik engelli… Yaşama sevinciyle herkese örnek oluyor
Anne Zerrin Borova ressam, baba Mustafa Borova İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı kardeşi Oğulcan ise dünya şampiyonu bir atlet. Sanatçı bir ailenin en küçüğü olan 23 yaşındaki Özüm de sanat yaşamını klarnet eğitimiyle şekillendirmeye çalışıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Konservatuarı 3. sınıf öğrencisi olan Özüm, klarnet eğitimini okulunu bitirdikten sonra master yaparak akademik bir uzman olarak sürdürmek istiyor. En büyük hedefi yurtdışında klarnet öğreterek Türkiye’nin gurur duyacağı bir isim olmak, tıpkı ağabeyi Oğulcan gibi. İzmir’deki üniversite eğitiminin yanı sıra İsviçre’de de klarnet eğitimi alarak akademik hedefine doğru ilerliyor Özüm.
10 aylıkken geçirdiği kızamık hastalığı nedeniyle hayatına ortopedik özürlü olarak devam eden Özüm, bu gerçeği hiçbir zaman inkar etmemiş. Çocukken niye engelli olduğunu sorguladığını belirtenh Özüm, “Büyüdükten sonra anladım ki önemli olan engelli olmak değil, hayata nasıl geldiysek o gerçek. Engelli veya engelsiz arkadaşların da böyle düşünmesi lazım, hayata sımsıkı sarılmamız ve gerisi çorap söküğü gibi gelir, bazı şeylerin olması sizin elinizde, engelli olup veya olmamak değil, hayata küsmemek gerek. Yapamadıklarımıza üzülmek değil, yaptıklarımızla mutlu olup hayatı kucaklamak gerekiyor” dedi.
Klarnetle bağdaştırmayın
“İnsanlar beni klarnetle hayata bağlandı olarak görmesin, ben zaten klarnet çalmadan önce de yaşama çok bağlıydım, böyle görülmek istemiyorum. Önemli olan özünüzdeki yaşam isteği” diye özellikle vurguluyor Özüm bu konuda kendisine yöneltilen soruları. “Bir şeyler yapıp insanlara beğendirmek çok güzel, çaldıktan sonra insanlardan alkış almak çok güzel” diyerek klarnet tutkusunu anlatan Özüm, doğaçlama çalarken adeta bir terapi gibi müziğinin ruh halini yücelttiğini, yaşama sevinciyle doldurduğunu söylüyor. Özüm, “Bazen ağlıyorum, kendimden geçiyorum ama biliyorum ki bu benim kaderim ve kaderim neyse onu yaşayacağım, ama en güzel şekilde yaşamak için de elimden gelen her şeyi yapıyorum” cümleleriyle mesaj veriyor.
Engelliye destek değil, köstek olanlar
Özüm, en çok bastonuna çarpıp düşmesine neden olanlardan korkuyor. İzmir’de dışarı çıkmaya korktuğunu söyleyen Özüm için evden adım atmakla engeller başlıyor, yüksek kaldırımlar, arabalar, olmayan engelli otoparklar ve her şeyden önemlisi engelli bilinci olmayan bir toplum onu en çok ürküten ve rahatsız eden şeyler. Geçen yaz gittiği İsviçre’de sanki sağlam bir insanmış gibi dolaşmanın keyfini yaşayan Özüm, neden hala Türkiye’de bu bilincin gelişmediğini anlayamıyor tıpkı kendi gibi olan diğerlerinin de düşündüğü gibi.
Özüm, yaşamı şöyle tanımlıyor; “Yaşam, sevmeyi kalbimizin tam ortasında hissedebildiğimiz zaman güzeldir…”
| < Önceki | Sonraki > |
|---|