*Harvard’ta sizin nesneleri nasıl
algıladığınız ve bu çizimleri nasıl yapabildiÄŸiniz ile ilgili olarak
bir dizi araştırma yapıldı. Bu araştırmalardan biraz bahseder misiniz?
Aslında
yapılan araÅŸtırmalar çok uzun bir zaman dilimine yayılan araÅŸtırmalar.
Hala devam ediyor. Ama Harvard’ın vardığı sonuçta ÅŸöyle bir durum var;
Gören insanlar baktıkları zaman görsel alanda bir ışık yanarmış. Beni
böyle bir cihazın içine sokarak bana orada resim yaptırdılar. Elime bir
şey verdiler 18 saniyede incele dediler, sonra elimden aldıklarında
yine aynı sürede bunu resmetmemi istediler.Bu esnada ben cihazın
içerisinde sırtüstü yatıyorum ve sadece ellerim dışarıda. İstedikleri
çizimleri istedikleri saniyede, hiç hatasız ÅŸekilde yapabildim. Sonuç
olarak benim elime bir nesneyi alıp incelemeye baÅŸladığım anda görsel
alanda bir ışık yandığı ortaya çıktı. Nesneyi elimden bıraktığımda ise
her ÅŸey zindan.Çizerken bu ışık yeniden yanıyor. Bu durumu parmakların
fotoÄŸraf çekmesi olarak adlandırıyorlar.
EÅŸref ArmaÄŸan, çok özel bir Türk ressamdır. Eserleri hem Türkiye çapında, hem de yurt dısında çeÅŸitli sergilerde yer almıştır.
GeçmiÅŸte İtalya'dan bir süre önce de Åžangay BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkan'dan davetler almıştır.
Hayatın
içindeki bin bir rengin, boÅŸ bir tuvalde yeniden canlanması....Hani
olur ya bazen, ÅŸehirlerin günlük karmaÅŸasının içinde boÄŸulur ve yaÅŸama
bakmayı unuturuz, doÄŸayı görmezden geliriz. Balıkların su altındaki
göçlerinin ahengini, palyaçonun yüzündeki renklere aldanıp,
bakışlarındaki ışıltıyı ya da hüznü görmeyiz ya hani...Hava, su,
toprak, ateÅŸ ...çoÄŸu zaman sadece dünyanın dört elementi gibi gelir ve
yaşamın aslı olduğunu unuturuz ya....İnsanın sıcaklığını, ışıltısını
unutup, insan olduÄŸumuzu da hatırlamayız ya bazen. Ve bir gün bir ÅŸey
olur...YaÅŸamın içinde görmediÄŸimiz onlarca rengi, hayatı boyunca hiç
görmemiÅŸ bir insanın tuvalinde seyrederiz. EÅŸref ArmaÄŸan, insana hayatı
yaÅŸatan ve hiç görmediÄŸi halde dünyanın renklerini yeniden canlandıran
çok özel bir ressam. Onun dünyası sıradanlığın ötesinde ve o çok farklı
bir yerlerden bakıyor bu yaşama. Sindirerek, değer vererek, azmederek
yaÅŸamın her rengini görebilen birinin, inanılmaz bir dünyanın
kapılarını nasıl araladığının en güzel örneklerinden biri EÅŸref ArmaÄŸan
ve tabi ki onun mucize resimleri... O ise tek bir ÅŸey söylüyor; “
Çirkinlikleri hiç görmüyorum ama güzellikleri görmek isterdim.”Discovery Channel, “ The Real Super Human”
EÅŸref
ArmaÄŸan ismi dünya için çok da yabancı deÄŸil. Seneler önce Joan Eröncel
EÅŸref ArmaÄŸan'ı tanıma fırsatı bulmuÅŸ. Ve doÄŸuÅŸtan görmeyen bir insanın
mucize resimler yapıyor olması karşısında inanamamış. O günden sonra
Joan ArmaÄŸan'ın elinden tutan yegane dostu olmuÅŸ ve onu dünyaya
tanıtmış. Sonrası ise bildiÄŸimiz hikaye. Harvard Üniversitesi EÅŸref
Armağan'ı bir dizi araştırmaya tabi tutuyor ve onlarda bu mucizeye
inanamıyor. Nesnelere dokunduğu an beyninde bir ışık yanan Armağan, o
an çizmeye baÅŸlıyor. Kendisi her ne kadar bu durum mucize deÄŸil dese
de, o parmak uçlarıyla görebilen bu dünyadaki tek insan. Discovery
Channel ÅŸu sıralar önemli bir belgesel projesini hayata geçirmeye
hazırlanıyor.
“The Real Super Human” yani EÅŸref ArmaÄŸan'ın
hikayesi. 4 Kasım'da ilk olarak Kanada'da gösterilecek olan belgesel,
25 Kasım'da da Türkiye'de yayınlanacak.Ardından da tüm dünyada...Bütün
dünya bizim ressamımıza ve bu kadar özel birine sahip çıkarken, biz onu
görmezden geliyoruz. İstemihan Talay döneminde Kültür ve Turizm
Bakanlığı'nda iÅŸe alınan EÅŸref ArmaÄŸan, Atilla Koç döneminde ise bildik
bahanelerle iÅŸten çıkarıldı. Åžu an sigorta masrafını bile karşılayacak
durumda deÄŸil.Trajikomik gerçekler ülkesinde inanılmaz bir sahneye daha
tanıklık ediyoruz bizde. Armağan'ın yardıma değil hak ettiğini almaya
ve layık olduğu gibi yaşamaya hakkı varken, galiba biz durumu tam ters
açıdan ele alıyoruz. Klasik cümleler kurmak istemiyorum, ama tek bir
ricam var ÅŸu an bu satırları okuyan herkesten. Lütfen www.esrefarmagan.com
sitesini bir kez olsun ziyaret edin.Ve iletiÅŸim kurmak isterseniz Joan
Eröncel ile 05422713149 nolu telefondan irtibata geçebilirsiniz. Belki
Eşref Armağan'ın bir tablosunu satın alarak, belki ona sergi imkanı
sağlayarak, belki de yurt dışı sergilerinde sponsor olarak, değerli ve
çok özel bir ressamımıza ve Türkiye'ye verebileceÄŸimiz bir destek var.
Ona dünyadan önce bizim sahip çıkmamız gerekiyor. Sözün bittiÄŸi yer
işte tam da burası.....
*Hayattaki hiçbir ÅŸeyi
görmediÄŸiniz halde inanılmaz resimler yapıyorsunuz. Bu durum dünyada
mucize olarak gösteriliyor. Nasıl baÅŸardınız?
Bu
durum aslında mucize deÄŸil, büyük bir azim. Görmez bir kiÅŸi olarak,
dünyayı tanıma isteÄŸi, çevremde bulunan ÅŸeylerin nasıl olduÄŸunu, nasıl
durduÄŸunu, hangi renklerde olduÄŸunu merak edip sormayla baÅŸlayan uzun
bir yolculuÄŸun sonunda dokunduÄŸum nesneleri parmak uçlarımla çizmeye
baÅŸlamam...Ve aslında bu çabaların sonucunda da resim yapmaya baÅŸlamam
belki de, mucize olarak adlandırdığınız durum. 8 sene ben bunun için
uğraştım ve bu durumun mucizeliği kalmıyor artık. Mucize dediğiniz
anında olan ÅŸeydir.Ama benim durumumda büyük bir uÄŸraÅŸ var. Bir adam
hiçbir ÅŸey bilmiyordur da sabah kalkar baÅŸlar çizmeye. O mucize, ama
benimki sadece uÄŸraÅŸ. Benim gibi çevresini merak eden herkes bunu
baÅŸarabilir.
*Sonrasında ne oldu?
Sonuca
inanamadılar. Ve araÅŸtırmalara devam etmek istediler. Tıp tarihinde çok
özel bir durum için ilk olabilirsin dediler ve beni orada bir göz
hastanesine yatırıp muayene etmek istediler. Sol gözüm zaten hiç
olmadığı için saÄŸ gözüme bir ilaç döküp beni bilgisayarlı bir makinaya
aldılar. Bir de gözüme 7 kat bant çektiler. Bende onlara ‘ Aman iyi
sarın aradan görmeyeyim dedim ‘Nasıl olsa anlamıyorlar da Türkçeyi.
Neyse 20 dk zindan bir odada Joan, doktor ve ben kaldık. Onlar orada
kör kör dolaşırken ben manzara resmi yaptım. Işıklar açılınca doktor
ÅŸaşırıp kaldı. Sonra çok kuvvetli ışık veren bir makineye soktular.
Çocuklukta görüp görmediÄŸimi anlamak için. Ama renklere karşı hiçbir
tepki yok, ekranda her ÅŸey düz çizgi. Tabi bana bunları Joan anlatıyor.
Ve tüm bunların sonucunda da dünyada tek olduÄŸumu söylediler. Orada
beni bir sürü araÅŸtırmaya soktular ve o dönemde bütün uygulamalardan
geçtim. Ve dünya da bu konuda tek olduÄŸum anlaşılınca doktorum hüngür
hüngür aÄŸladı orada. 30 senedir çalışıyorum ve böyle bir durumun
olabileceğini biliyordum ve o adam şu an karşımda diye ağladı doktor.