Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

3G, Cep Telefonu, Sosyal Yorum ve Sağlık

telefon_kanser.jpgReklamlar sayesinde daha henüz olmayanı olmuş gibi gösteren, herhangi bir hayali zihinlerde gerçekmiş gibi yaşatan ve 3G teknolojisini allayıp pullayarak önümüze süren şirketlere şapka çıkartmaktan başka yapacak birşeyimiz yokmuş gibi görünüyor, şu sıralar! İzliyoruz. Yaptığımız en iyi şey değil mi izlemek? Çok pis mahalle kavgası, video, futbol, horoz dövüşü izlemez miyiz? Olay bu kadar hızlı lanse edilirken, bu denli hormonlu bir ürüne ancak onun kadar hormonlu kullanıcılar layık görüleceğinden, tıpkı güneş yüzü görmeden, ayağı toprağa basmadan besin zincirine dahil olan tavuklar gibi güdümlenecek bu teknolojinin köleleri de. Mevcut yemleme sistemi daha da hızlanacak. Yahut farkına varılırsa akış tersine döndürülecek. Herşey insanoğlunun akli dengesine bağlı. Kaynak ve Yazının Devamı

3G teknolojisini tanıtan reklamlar ciddi sorgulamalar gerektiren bir boyuta ulaştı. Şehrin en işlek caddelerine kurulan yüksek platformlarda, önlerinde dizüstü bilgisayarları ve ellerinde telefonlarıyla oturanların manken değil de canlı insanlar olduğunu fark edenler şaşkınlıklarından küçük kazalar dahi yapıyorlar. “Bu çocuk akşama kadar burada mı oturuyor yani?” sorusunu, “Yok canım arada bir nöbet değişimi oluyordur herhâlde” gibi iyimser çıkarımlar karşılasa da konunun iyimser bakılacak tarafı yok. Cep telefonunun zararları, yararlarını gölgede bırakıyor ve bu zararlar 3G ile daha da vahim bir hale gelecek. Ali Sabancı, Hidayet Türkoğlu, Nasuh Mahruki, Cemal Hünal, Sarp Apak, Melis Birkan, Ozan Güven gibi; iş, spor ve sanat dünyasının ilgi çeken isimlerinin yer aldığı 3G reklamlarında çizilen çerçeve ve hedef kitleye vaat edilenler de bu teknolojinin gerekliliği konusunda şüphe uyandıracak nitelikte. “Merak etmiyor musun?” sloganıyla çıkan Turkcell reklamı, Hidayet Türkoğlu gibi işinde çok başarılı birine “Düşse miydim başka rüyaların peşine?” dedirtiyor. Bunu bir reklamcılık hatası olarak görmeyin çünkü tam olarak işe yaramayacak şeyleri satın alacak müşterilerin ruh halini yaratma amacına hizmet eden enfes bir ifade bu. Hidayet bile “olmadığı yerlerde olmak, olmadığı kişi olmak” nasıl bir şeydir diye düşünüyorsa melankolinin zaferi kesindir.   Kaynak ve Yazının Devamı