Reklam: Orhan Kıvılcım ile portreni yaptırmak ister misin? Web kameranı aç ve Orhan Kıvılcım tablonu yapsın. Şimdi tıkla.

Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Bir Engelli Gözüyle Genel Bakış

disabilitycartoonkids.jpg1- her sağlam bir özürlü adayıdır-cılar: bunlar bu çok basit cümleyi sanki çok felsefi çok karışık bir laf edecek gibi gözlerini kocaman açarak söylerler. Oysa herkesin özürlü olma ihtimaliyle herkesin zengin, fakir, futbolcu siyasetçi, bakkal, manav vb. Olabilme ihtimali arasında pek bir fark yoktur. Bu lafın üzerinden bir sosyal politika üretmek imkansız gibidir. Yani bu laf bu kubbe altında bir milyar kez söylense bir allahın kulu "ulan hakkaten bigün karizmayı çizdirip sakat olabilirim gidip bir koşu sakatlar için bir şey yapayım" demez, diyebilemez...

2- özürlüler de insan-cılar: bu da söyleyende matah bir söz ettiği vehmini oluşturan laflardandır. Bu vurgu, bu tonlama ah bu dokunuş ne kadar hümanist, ne kadar sevgi dolu görünse de aslına bakıldığında üstten bakan, kişinin egosunu, hamlığını ve cehaletini gösteren bir delildir. Her vurgunun ve her sloganın tersi olan öz düşünceyi kamufle etmek için söylendiği bu modern dünyada bu laf insanın altıncı hissini rahatsız etmekte ve insanda "malumu öyle bir söyledinki hakikatini yitirdi" hissi uyandırmaktadır.

3- bize acımayın imkan verin-ciler: bu laf genelde profesyonel dernekçi esnafının lakırdısıdır. Onların imkandan kastı genelde sadakadır. Bahse değmeyen bize has garip stk yapımızın garip örnekleridir. Acıyasınız gelir de bunlara acıyamazsınız.


4- herşeye rağmen hayat devam ediyor-cular: pek bir ümit ve heyecan yüklü görünse de arabesk kokan, derin bir yenilmişlik duygusunun içinden yükselen samimiyetsiz bir ifadedir. Buradan engelleri aşacak bir sinerji meydana getirilemez, getirilebilemez. Hayatın devam edip etmediğinden çok hayata nereden bakılması gerektiğini anlamak ve dahi anlatmak gerek.

5- asıl engel kafadadır-cılar: bir teselli cümlesidir. Kısa vadede iş görür. Engellilerin engelli olmayanlara kısa süreli de olsa alaycı bakabilmesini sağlar. Bir çeşit rövanş cümlesidir. İçinde "sakatız ama toplumda da bir sürü salak var" tesellisini barındırır.. Zararsız ama lüzumsuzdur.

10- şurda bir türbe var giden iyi oluyor ve şu hastanede bir doktor var senin gibi on kişiyi iyi etticiler: bu kesimi ikiye ayırmakta faide var; birincisi geleneksel hurafeciler. Bunlar türbe/hoca/şeyh/şıh düzleminde "deva/çare" önerirler. Bilinçaltında muhtemelen engellinin bir çeşit lanet veya büyüye uğradığı düşüncesi vardır. Bu kutsal imgeler bir dokunuşla mucizevi bir şekilde iyi edecektir. O yüzden onlara göre gidip bu laneti/büyüyü kaldırmakta fayda vardır. Oysa bu durumun imtihan olarak bir anlamı olacağını/olabileceğini ve bu manevi sembollerin konuyla başa çıkmada nasıl etkin kılınabileceğini düşünen hiç yoktur. Benim kanaatim bu güruhun yaptığı şey inanan insandan çok put kırma eylemi yarım kalmış totemci zihniyetin bir uzantısıdır. Bu kesim için çokça dua etmek gerekir. Diğer modern hurafecilerde benzer bir mantıkla, yani engelli bireyin derhal iyileştirilmesi gereken bir hasta olduğu vehmiyle tıp ilmini ve uygulayıcısı doktorlara kutsallık atfederler. Tıbbın engelliler için yapabildiklerini "mümkün olduğunca normalleştirebilme" düzleminden çıkarıp, " ah doktor bey hadi şu garibi iyi et" seviyesine getirip olgunun kabullenmesini geciktirirler. Ötekiler türbe türbe gezip çabut bağlarken bunlarda muzice doktor arayışında bir ömür tüketirler. Bu kesim içinde dua etmek, çokça dua etmek gerekir.

11- şükretciler: sizin çehrenizde sürekli bir cheguvera isyanı gören bu mütedeyyin kitle sürekli "şükret senden daha kötü durumda olanlar var" telkininde bulunurlar. Bu samimi telkinle bir ömür tüketir ve sonunda geldiğiniz noktada tavsiye edilen şeyin şükür gibi manen nurlu ve insanı sırrına erdiğinde ileriye götürebilecek kurtarıcı bir tanım olmadığı sadece "durumuna katlan başka şansın yok" anlamına geldiğini farkederken, öte yandan, kendinden kötü olanla yapılan karşılaştırmadan kötü(!) Halin çaresizce büyüdüğünü anlarsınız. Bu yüzden ne zaman biri "şükret" dese sizin içinizde mütevekkil isyan çiçekleri açar.

12- ben senin yerinde olsaydım-cılar: bu cümlenin devamında genelde "biterdim, yiterdim, intihar ederdim" diyen bu boşboğazlı insan tipi biraz da yaraya tuz kabilinden işlev görür. Eğer bu duruma alışmışsanız ve güçlüyseniz bu tiplerin zeka seviyeleriyle dalga geçmek çok eğlenceli olabilir.

13- seni çok takdir ediyorumcular: siz ilmek ilmek geleceği örmeye çalışıp başarmak için gayret ederken bu sahte takdir ediciler "seni çok takdir ediyorum çünkü bu halinle..." gibi cümlelerle size yerinizi hatırlatarak bir suzan avcı işlevi görürler. Bu takdir cümleleri sizi yaptığınız şeyden bile soğutabilir.

14- son kesim ise en genişi, onlar-cılar: bu kesim sizden "onlar" diye bahseder ve belki de sırf bu yüzden şairin dediği gibi "onarmak zordur...

 

Sayın ziyaretçi, bu konudaki düşüncenizi toplumla paylaşmanız çok önemlidir. Lütfen bir iki cümle de olsa fikrinizi belirtin.

 



Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Eylül 2007 22:14