-
Perşembe, 08 Mayıs 2008
-
KanatlıTırtıl tarafından yazıldı.
engelli erkeklerle evli mutlu anneler
Onların hikâyesi hem renkli hem de ibretlik… Engelli erkeklerle evli,
sağlıklı, üniversite mezunu hanımlar nasıl evlilik kararı aldıklarını,
mutluluklarının sırrını anlattılar.
Halis en değerli pırlanta gibi. Üzerinde hafif bir toz var. Bazı gözler o toza aldanıp onun değerini göremeyebiliyor.”
“Aşk belirleyici bir unsurdu hayatımda. Ayhan’ın kişiliğine, ruhuna âşık oldum ve sadece onunla evlenmek istedim.”
“Evlenmeyi hiç düşünmüyordum; ama 1,5 ayda evlenme kararı aldık.
Aradığım her şeyi onda bulmuştum. Beklemenin bir anlamı yoktu ve
evlendik. İyi ki evlenmişiz!”
Bu cümleler biri kimyager, biri psikolojik danışman ve uzun yıllar
halkla ilişkiler uzmanlığı yapmış üç hanıma ait. Onlarla tanışmamıza bu
hafta içinde kutlanacak Anneler Günü vesile oldu. Eğer konu annelik
üzerinden sevgi ise onların hikâyesi herkese örnek olacak cinsten. Zira
üniversite mezunu bu kadınlar, herhangi bir özürleri olmamasına rağmen
ortopedik ve görme engelli erkeklerle birleştirmişler hayatlarını. Hem
de hiçbir etki altında kalmadan; tamamen kendi tercihleriyle… Madde
ötesindeki manayı keşfederek ailelerini, tüm sevdiklerini kaybetme
pahasına evlenen bu insanlar şimdi çok mutlu. Sıradan ailelerden daha
renkli ve hareketli bir hayatları var çünkü.
90-60-90’I ÇOKTAN AŞMIŞLAR!
Onların evliliklerini anlamlı kılan temel faktör modern dünyanın “90-60-90’lık kadın, yakışıklı erkek” dayatmalarına bir an bile aldırış etmemeleri. Evlenecekleri erkeklerin dış görüntüsüne, işine, parasına, mal varlığına bakmadan ‘aşk üstüne’ evlilik hayalleri kurup tez vakitte ‘evet’ demiş olmaları. Elbette izdivaç kararı almak da, bunu gerçekleştirmek de kolay olmamış. Kimisi ailesinden habersiz evlenmek zorunda kalmış, kimisi de önyargıların kurbanı olmaktan son anda kurtulmuş. Dostları ‘samimiyet’ ile arkadaşlarının hâline acıyıp bu karardan döndürmek için aylarca uğraşmış. Aileler ise tahsilli kızlarının engelli biriyle evlenmesini bir türlü hazmedememiş.
En zorlu evlilik hikâyesi Ayşe-Halis Kuralay çiftinin. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü mezunu Ayşe Hanım (34) Sağlık A.Ş’de ilaçlama uzmanı olarak çalışıyor. Halis Bey ise İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü. Yani hepimizin yakından tanıdığı biri. Fakat eşiyle nasıl evlendiği hiçbir zaman gündeme gelmedi. Birbirilerini çok seven ve önlerine çıkan tüm engelleri el ele vererek aşan bu çiftin ‘bir olma’ hikâyesi oldukça ilginç. Evleneli uzun yıllar olsa da hâlâ gözlerinden sevgi fışkırıyor ikisinin de. Yuvalarına sevginin, mutluluğun verdiği sıcaklık, huzur hâkim. Ayşe Hanım içtenlikle anlatıyor nasıl evlilik kararı aldığını: “Üniversiteyi kazanınca 30 yaşıma kadar evlenmeyeceğim, kariyer yapacağım derdim. Halis’i tanır tanımaz ideallerim de gitti, meslekî hayallerim de. Onu kaybetmek istemedim hiç. İnsan sevdiği için, uğruna her şeyi feda edebildiği için evlenmeli. Eşi için biri ailesini arkasına alabiliyorsa tüm zorlukların da üstesinden gelir.” Ayşe Hanım, geçmiş günleri anlatırken gözyaşlarına hâkim olamıyor. Belli ki bu zor süreçte çok kırılmışlar. Annesiyle arasındaki buzların erimesi uzun yıllarını almış mesela. Babası ise biraz daha kolay affetmiş biricik kızını.
Nasıl tanıştıklarına gelince… Ayşe Hanım Bursalı bir ailenin üç çocuğundan ortancadır. Evin tek kızı olması sebebiyle gözler üzerindedir hep. Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanıp İstanbul’a yerleştikten sonra hayatı değişmeye başlar. Farklı ideolojilerin havada uçuştuğu bir dönemde İslam Dini hakkında
bilgi edinmek, kafasına takılan soruları rahatça sorabileceği yeni arkadaşlarla tanışmak ister Ayşe Hanım. Bunun üzerine görme engelli bir okul arkadaşı Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Halis’i tavsiye eder. Ayşe Hanım’la Halis Bey ilk kez okulun kütüphanesinde görüşüp tanışırlar. Ayşe Hanım onun sayesinde yeni arkadaşlar edinir. Bu sırada birbirlerini tanımaya da çalışırlar. Üç ay gibi kısa bir sürede evlenme kararı alırlar. Ve bundan sonra karşılaşacakları sıkıntılara bu masum karar vesile olur.
Ayşe Hanım aldıkları kararın sevinciyle Bursa’ya gidip durumu ailesine anlatır. Halis Bey’in görme engelli olduğunu öğrenince ailedeki herkesin kalbi sevinç yerine öfkeyle dolar. Bu evliliğin önüne geçmeye çalışırlar. Tepkilerden bunalan Ayşe Hanım, tereddütleri olduğunu, ileride sadece kendi duygu ve düşünceleriyle karar vermek istediğini söyleyerek evlilik kararından döndüğünü söyler Halis Bey’e. Böyle bir cevap beklemeyen Halis Bey, sorunun görme engelli olmasından kaynaklandığını anlar. Üzülür; ama belli etmez. “Nasip değilmiş” diyerek okulunu bitirip iş hayatına atılır. 1,5 yıl hiç görüşmezler.
Devamı
Son Güncelleme: Perşembe, 08 Mayıs 2008 18:56