Facebookda Paylas
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Yazı ve Makaleler

Sitemizdeki yazarların ve Kaynağı belirtilmiş diğer kişilerin yazıları

Bilim, Kültür ve Sanat

Fotoğraflarla 20. Yüzyılın İlk Çeyreğinin Sosyal Tarihi

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 14 Mart 2011
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı[*]

1910-lar-fotograflarla-20-yuzyilin-sosyal-tarihiÜlkemizde verilen tarih ve sosyal bilimler derslerinin maksadına hâsıl olmadığını onlarca yıldır söylenegelmektedir. Tarihi sadece savaş ve antlaşmalardan ibaret gören bir bakış açısının sonucu bugün istemediğimiz tablo ile karşılaşmaktayız. Kendi mahallesi ve köyüne, şehrine, ülkesine, tarihine yabancı kalan, -özellikle de yüksek eğitim almış gençler- azımsanamayacak durumdadır. Eğitim Fakültesinde okurken Hataylı bir arkadaşımdan dinlemiştim. Üniversiteye gelene kadar Yozgat’ı, Kars’ın komşu şehri olduğunu, Bursa’yı Doğu Anadolu Bölgesi’nde zannettiğini itiraf etmişti.[1] Buna benzer milyonlarca örnekle günlük hayatta karşılaşılmaktadır. Bu durumdan rahatsız olmayanların önemli bir kesimi, cehaletini savunmak durumunda kalırken bazen şu örneği verir: “Yahu canım, Amerika’da da ortalama bir Amerikalı kesinlikle Türkiye’yi daha duymamıştır. Türkiye’nin yerini haritadan gösteremez vs…” Oysaki o ülkenin insanlarının Türkiye’yi tanımamasının, bilmemesinin kaybedeceği çok şey yoktur. Ancak bizim için aynı şeyler geçerli değildir.

Okul dönemlerinde sosyal bilgiler ve tarih ders kitaplarının iticiliği, tarih öğretmenlerinin tarihi sevdirmek şöyle dursun, bıkkınlık verdiğini birçok kişiden duymuşuzdur. Ülkemizin yetiştirdiği en önemli, dünyada ismi ve sözü geçtiğinde saygıyla karşılanan, yaşayan tarihçilerimizden Prof. İlber Ortaylı bile lisede okurken tarih derslerini sevmediğini söylüyorsa burada çok ciddi bir sorun vardır diye düşünmek gerekir.[2] Bunun önlemleri alınmadığı için “sosyal bilimleri, özellikle de tarihi sevmeyenler” gün geçtikçe “sevmediğim tarihin gerekliğine de inanmıyorum” noktasına gelmiştir. Akademi ve üniversitelerde sosyal bilimler üvey evlat muamelesi görmeye başlamıştır. [3]

 


Tags: Untagged
Hits: 796
Rate this blog entry
0 votes

Asi’den Gazi’ye Karikatürlerde Atatürk (1919–1938)

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 05 Nisan 2011
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı [*]

ASDEN_GAZYE_KARKATRLERDE_ATATRK_1Okuma alışkanlığının erken yaşlarda çocuk ve öğrencilere nasıl kazandırılacağını bizlere şair, akademisyen ve yazarların çocukluk hayatını anlattığı bazı söyleşi ve hatıra kitapları çok güzel anlatır.[1] Özellikle de taşrada çocukluğu geçen önemli sayıdaki yazarın anılarını dikkate aldığımızda, uğraş alanlarının darlığı, etkinliklerin yok denilecek kadar sınırlı olduğu çevrede kitaba sarıldıklarını ve kitabı bir daha ellerinden bırakmadıklarını yazarlar beyan eder. Yazarlar, kitaplar sayesinde ulaşılamayan dünyaya gedik açtıklarını belirtir. Buradan hareketle hayallerindeki ülke ve dünyanın önemli şehir, fikir ve devlet adamı, sanatçıları ile arkadaşlık ve dostluk kurduklarını söyler. Tabi söylemeyi unutmayalım söz konusu dönemler daha her eve televizyonun girmediği yıllardır. Her türlü iletişim araçlarının, oyun ve vakit öldürme aracı olarak kullanıldığı günümüzde o yazarların böylesi bir çocukluk geçirmesi söz konusu olsaydı acaba yine de kitap okuma alışkanlığını kazanabilir miydi? sorusunu zaman zaman kendimize sorduğumuzda tereddütsüz evet cevabını veremeyiz herhalde.[2]

 


Tags: Untagged
Hits: 760
Rate this blog entry
0 votes

Fotoğraflar 2. Dünya Savaşı’nı Anlatıyor

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 19 Nisan 2011
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı [*]

 

1940-lar-fotograflarla-20-yuzyilin-sosyal-tarihiGeçtiğimiz haftalarda, 2005 yılında Türkçeye çevrilen, Nick Yapp’ın hazırladığı “Fotoğraflarla 20. Yüzyılın Sosyal Tarihi” isimli 10 ciltlik çalışmasının ilk üç cildini okuyup bir yazı kaleme almıştım.[1] Diğer ciltlerini inceleyip herhangi bir yazı hazırlamayı düşünmüyordum; ancak ileriki günlerde 4. ve 5. cildini inceleyince fikrimi değiştirdim. Özellikle de “İkinci dünya Savaşı”nı konu alan, 5. ciltten çok şeyler öğrendim.

20 yüzyılın her on yıllık diliminin bir cilde sığdırıldığı, fotoğraf albümünün 5. cildi olan “1940’lar” isimli çalışma 1940–1950 yılları arasını kapsar.[2] Bahse konu olan çalışma Türkçe, İngilizce ve Fransızcadan oluşmaktadır. Buradaki fotoğrafların hemen hemen hepsi II. Dünya Savaşı ve özellikle de cephe gerisine yöneliktir. Bunun dışındaki fotoğraflar ise yine savaş ile doğrudan olmasa da dolaylı bir ilişkisi vardır.

Tags: Untagged
Hits: 785
Rate this blog entry
0 votes

Fatih Kerimî’nin Kırım Seyahatnamesi

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 21 Şubat 2011
in Oğuzhan SAYGILI

Oğuzhan Saygılı [*]

KIRIMA_SEYAHATModern Tatar edebiyatının çok önemli kilometre taşlarından Fatih Kerimî’nin Türkiye Türkçesine çevrilen “Avrupa Seyahatnamesi”[1] ile “İstanbul Mektupları”[2] isimli eserlerinden çok etkilenmiş, yazarı ve bu iki eseri tanıtmaya yönelik birer yazı kaleme almıştım.[3] Kerimî’nin gezip gördüğü Türk yurtları ve Müslümanlar hakkındaki sağlıklı, isabetli gözlem ve tahlilleri beni “Kırım’a Seyahat” isimli eserini okumaya sevk etti.[4]

Kırım’da tanınmış Türkçü, Eğitimci İsmail Gaspralı Beyin çıkardığı “Tercüman Gazetesi”nin 20. kuruluş yılı etkinliklerine katılmak amacıyla Fatih Kerimi arkadaşı Hamidcan Efendi Arabof ile birlikte Kırım’a bir seyahate çıkarlar. Seyahat 27 Nisan 1903 günü Orenburg’dan tren yolculuğu ile başlar. Samara, Harkaf, Akmescit yol güzergâhından sonra Bahçesaray’a ulaşılır. Burada seyahat amaçlarını gerçekleştirdikten sonra da Sivastopol, Yalta yolu takip edilerek 16 Mayıs 1903 günü memleketlerine geri dönerler.


Tags: Untagged
Hits: 867
Rate this blog entry
0 votes

Antep Harbi’nin Belgesel Romanı

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 25 Ocak 2011
in Oğuzhan SAYGILI

Oğuzhan Saygılı [*]

STKLALN_BEDEL“Bir ulusun tarihini tarihçiler yazmazlar; ulusun ressamları, yazarları, bestekârları, mimarları yazarlar.” sözünü Cengiz Dağcı’nın bir kitabında geçmiş yıllarda okumuştum. Şüphesiz bu tespitte akademik alanda çalışma yapan tarihçilere bir tariz veya kınama yoktur. Tarihçilerin geniş kitlelere açılamadığı çıkmaz sokaklardan sonra bayrağı ressamların, yönetmenlerin, bestekârların, mimarların, senaristlerin ve tarih romanı yazarların aldığını ve bu bayrağı ulaşılamayacak evlerin, hanların, minarelerin ve kalelerin burçlarına diktiğini söyleyebiliriz. Bu çerçevede, tarihi romanların en azından okuma ile arasında mesafe olanlara tarihi olay ve olguları sevdirdiğini belirtebiliriz.


Tags: Untagged
Hits: 1004
Rate this blog entry
0 votes

Ali Emirî Beyin İzinden Giden Bir Yürek: Yavuz Argıt

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Perşembe, 10 Şubat 2011
in Oğuzhan SAYGILI

yavuz argıt

Oğuzhan Saygılı [*]

Ülkemizin yaşayan en büyük fotoğraf sanatçılarından Ara Güler’in bir milyona yakın fotoğraf arşivi olduğunu, bu arşivi hangi kurum ve kuruluşlara bağışlayacağına karar veremediğini; bu önemli hazineye sahip çıkacak, gözü arkada kalmayacak bir kurumu henüz bulamadığını, sanatçının bir eserinden biliyoruz.[1] Yine bu konuyla ilgili bir sanatçımızın yaptığı tespit durumun ne kadar vahim olduğunu gösterir. Kendisini Türk klasik sanatlarına vakfeden yazar, sanatçı ve akademisyen Mehmet Zeki Kuşoğlu, bir mülakatında[2] Yabancılar tarafından çalınan mezar taşlarına artık neredeyse sevinme noktasına geldiğini, insanımızın kendi tarihi eserlerine karşı hoyratlığını şu cümlelerle dile getirir:  ”…Birçok yönleri ile paha biçilmez değerli mezar taşlarımız, mıcır yapılacaksa; varsın çalınsın. Çamaşır direği olarak kullanılacaksa, varsın çalınsın. Çirkin ama gerçek, hiç olmazsa çalan kıymetini bilir.” Türkiye’de bu sancıları çeken sanatçı ve aydınlara en azından ülkemizin bekası için hak vermemek elde değildir. 

Tags: Untagged
Hits: 782
Rate this blog entry
0 votes

Kırdan Bayırdan Hikâyeler

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazar, 28 Kasım 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı [*]

kirdan-bayirdan-kitapGeçmiş yıllarda Gaziantep I. Kitap Fuarı’nda Ötüken Neşriyat’ın standındaki görevli arkadaş ile tanıştık. Buradaki kitapları incelemeye başlayınca kendisiyle sohbete koyulduk. Fırsatını bulduğumda kitapsever, okuma ile hemhal olmuş kişilere, kendilerini çok etkileyen yazar ve eserleri özellikle sorarım. İyi bir okuyucu olduğuna kanaat getirdikten sonra Levent Bey’e de yayınevlerinde kitabı bulunan özellikle okumamı istediğin yazar ve kitapların hangileri olduğunu sordum. Cengiz Aytmatov, Peyami Safa, Mehmet Niyazi, Abbas Sayar ve Şevket Arı ve bu yazarların belli başlı eserlerinden bahsetti. Şevket Arı isminin dışındaki yazarlarımızın birçok kitabını okumuştum. Şevket Arı’yı ilk kez duyuyordum. Başlıkta ismi bulunan kitabı karıştırmaya başlayınca bu arkadaş “Bu kitabı al oku, beğeneceğini tahmin ediyorum. Hoşuna gitmezse geri getir.” dedi. Nitekim kitabı aldım, okudum. Levent Bey’in tavsiyesinin bu kadar iddialı olmasının sebebi hikmeti beyhude değilmiş. [1]

 

Hikâyeler benim oldukça hoşuma gitti. Neden böyle beyinleri ve bu beyinlerin meyvelerini tesadüf eseri keşfediyoruz? Neden Şevket Arı’yı edebiyat ile haşır-neşir olanların çoğunluğu bilmezler? Bu ve buna benzer soruları sorgulamaya başladım. Birden aklıma Milli Eğitim Bakanlığı’nın orta öğretim öğrencilerinin okuması için, tavsiye ettiği 100 temel eserin içinde “Sokakta” romanıyla Bahaeddin Özkişi’nin geniş bir Türk okuyucusunun karşısına çıkması geldi. Acaba Şevket Arı ve kitapları da gün gelir de böyle keşfedilip, edebiyatseverlerin karşısına çıkar mı diye düşündüm.


Tags: Untagged
Hits: 842
Rate this blog entry
0 votes

Kanuni Döneminde Bir Avusturya Sefirinin Türkiye Gözlemleri

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazar, 28 Kasım 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı[*]

turkiyeyi-boyle-gordumKitap okumayı alışkanlık haline getirdiğimden beri okuduğum alanların içerisinde sosyal bilimler genellikle köşe başını tutar. Tarihi kaynakların içerisinde de –tarihi araştırma ve akademik çalışmaların zihni daha fazla yorduğundan olsa gerek- bahse konu olan dönemin olaylarını yaşayan kahramanların, tarihi kişiliklerin hatta şahitlerin yazmış olduğu günlük, mektup, hatıra, seyahatname türü kitaplar oldukça ilgimi çeker. Türklerin yüzyıllardır sözlü geleneğinin çok kuvvetli olmasına rağmen; “yazı” ile arasında soğuk savaşın devam ettiğini söyleyebiliriz. Son 150 yıldır modernleşme ve sanayileşmenin sonucunda okur-yazar Türklerin şiir ve mektubun dışındaki alanlara el atması ve kayda değer birçok başarı elde etmesi şüphesiz sevindirici bir durumdur. Hal böyle olunca yabancı seyyah, diplomat, gazeteci ve ajanların; Türklerin kültürü, askerî, siyasî, dinî ve gündelik yaşamları hakkında yazdığı eserlerin vazgeçilmez önemde olduğunu belirtebiliriz.


Tags: Untagged
Hits: 1085
Rate this blog entry
0 votes

Tanburî Cemil Bey Çalıyor Eski Plakta

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazar, 26 Aralık 2010
in Oğuzhan SAYGILI

 Oğuzhan Saygılı [*]

TANBUR_CEMLN_HAYATI Geçen asrın en büyük müzik dehalarından Tanburî Cemil’in hayatının anlatıldığı “Tanbûrî Cemil’in Hayatı” adlı biyografi, sanatçının oğlu Mes’ud Cemil Bey tarafından hazırlanır.[1] Önce, 1946 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilir, gördüğü alaka üzerine genişletilerek ilk kez 1947’de kitap olarak yayımlanır. Kitabın ilk basımı neşredildiği zaman Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Refik Halid Karay müellifiyle hem tanışıp hem de tebrik etmek için radyoevine Mes’ud Cemil’in yanına kadar gelir.(s.27) Söz konusu eser, yarım asır gibi bir zaman diliminden sonra, yaşayan önemli hattatlarımızdan, akademisyen Uğur Derman’ın girişimiyle ilk yayımlanan kitaba göre[2] –özüne dokunulmadan- içerik olarak daha dolgun bir şekilde 2002’de yeniden yayınlanır.

 Mes’ud Cemil Bey, babası öldüğünde 14 yaşındadır. Babası hakkındaki gözlemleri kendisinin çocukluk yıllarına denk gelir. Çocukluk hatıralarında babasının son yıllardaki ruh hâli, arkadaşları ile ilişkileri, mesleki ve aile hayatı hakkındaki gözlem ve tespitleri; babasının öğrencilerinden, arkadaşlarından ve akrabalarından dinlediği hatıralar ve mektuplar Tanburî Cemil portresinin daha sağlıklı ve güçlü olmasına vesile olur. Ayrıca kendisinin de bir müzisyen ve sanat erbabı olması[3], edebi dilinin güçlü olması bu çalışmayı özgün kılar. Kitapta Tanburî Cemil’in yakınları ve arkadaşlarıyla çektirdiği fotoğraflar ve tanburu, plakları ve evinin birçok fotoğrafı bulunmaktadır. Kitabın sonunda Cemil Bey hakkında yazılan şiir, mersiye, mektuplar ve genişçe hazırlanan “Tanburî Cemil Bibliyografyası” esere daha canlılık kattığını söyleyebiliriz.


Tags: Untagged
Hits: 1208
Rate this blog entry
0 votes

Bosna’da Türk Kültürünün İzleri

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 11 Ekim 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Bosna’da Türk Kültürünün İzleri

Oğuzhan Saygılı[*]

Osmanlı Devleti’nin “Hasta adam” olarak yatağa düşüp sonunun geldiği zamana kadarki yaşadığı felaketler unutulacak cinsten değildir. Savaşlardaki yenilgiler, meydan savaşında galip gelip masa başında kaybetmeler, kurşun atmadan teslim olunmalar, toprak kayıpları neredeyse kader haline gelir. Anadolu’dan başka gidecek yeri olmadığını düşünenlerin İstiklâl Savaşı’na dört elle sarılması bu yüzden olsa gerektir. İlber Ortaylı, Sakarya Savaşı’ndaki subay kadrosunun neredeyse yüzde 60’ının Balkanlardan dayak yiyerek, yüzyıllardır yaşadığı yerleri, evleri barklarını terk ederek gelenler olduğunu bir kitabında yazmıştı. Özellikle Balkanlardan tabiri caizse kovulma, o dönemi yaşayanların hafıza ve kişiliklerinden asla silinmemiştir. Öbür taraftan ardı sıra yapılan savaşlar, tehcirler, mübadele derken yaşanılan acıların kaydı ve yası tutulamamıştır. Genç kuşaklara da kaybedilen topraklarımızdan dolayı her yıl ülke haritasının değiştirildiği aktarılamamıştır. Son yıllarda ibrenin tersine doğru dönmekte olduğunu söyleyebiliriz. Yaşanılan toplumsal travmanın yası kuşaklar sonra tutulmaya; verilen can, akıtılan kan ve gözyaşının sebebi adeta sorgulanmaya başlanılmıştır. Bu kanaate varmamızı sağlayan saikleri de şöyle sıralayabiliriz: Özellikle son on yılda o dönemi anlatan tarih kitaplarının sayısında artış olduğunu yayıncılar belirtir. Kitapların ana fikri de yön değişmek zorunda kalmıştır. Milletimizin savaşlardaki kahramanlık ve fedakârlıktan daha ziyade insan ve toprak kayıplarımızın ne kadar olduğu sorulmaya ve sorgulanmaya başlanılmıştır. Çanakkale Şehitliği ve Sarıkamış’ı ziyaret edenlerin her geçen yıla göre arttığını yetkililer söylüyor. Konu olarak Balkanlardaki hüzünlü geri çekilişimizin hikâyesini anlatan televizyon dizileri geniş halk kitlelerince izlenmeye başlanılmıştır. Evlad-ı Fatihan topraklarına kültür turları düzenlenerek ecdadın yaşadığı yerleri yerinde görmeye gidenlerin her geçen gün arttığını belirtebiliriz. Akademisyenlerin de Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan ayağını konu alan araştırmalarını yaygınlaştırmaya başladığını söyleyebiliriz. 

 


Tags: Untagged
Hits: 1340
Rate this blog entry
0 votes

Sakıp Sabancı’dan Hayat Okulu Dersleri

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazar, 31 Ekim 2010
in Oğuzhan SAYGILI
sakip-sabanci

Oğuzhan Saygılı[*]

Biyografi kitaplarının kahramanlarının kâhir ekseriyetinin okul hayatındaki başarısı hemen dikkat çeker. Öğretmenlerin “adam olacak çocuk”u derslerdeki notundan, başarısından, sorduğu sorulardan anladığını, hissedebildiklerini söyleyebiliriz. Gel gör ki öbür yandan okul hayatında başarılı olamamış hatta okul hayatı yok denilecek kadar az olanların içerisinden ne deryaların ne beyinlerin ne cevherlerin çıktığına da şahidiz. Bir eğitimci olarak okuduğum biyografi kitaplarından sonra sınıftaki öğrencilerin ahvaline bakıp “adam olacak çocuk” tahmini yapmanın zorluğunun farkına vardım. Okulda eğitim-öğretim boyunca öğreneceği bilgi, beceri ve davranışları daha sonraki dönemlerde kazananların hayat okulundaki başarısı artmaktadır. Türk Sanayicilerinin seçkin örneklerinden merhum Sakıp Sabancı da sağlık şartları [1] ve -o dönemki kendince makul şartlar dolayısıyla- liseden ayrılarak okul hayatına son verir. Sakıp Sabancı, ömrünün ilk 52 yılını, babası Hacı Ömer Sabancı’nın kişiliğini, iş hayatını, Sabancı Holding’in kuruluş hikâyesini, Sabancı Holding’in başarısını yazmış olduğu ilk kitabında anlatır. [2]

 

Tags: Untagged
Hits: 1143
Rate this blog entry
0 votes

Telefonun Mucidi Graham Bell Hakkında Biraz Malumat

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Perşembe, 15 Temmuz 2010
in Oğuzhan SAYGILI
graham-bell

Oğuzhan Saygılı[*]

Okuma yolculuğumda biyografi, otobiyografi kitaplarından oldukça zevk almışımdır. Hele de ansiklopedilere giren fikir, devlet, bilim, düşünce insanı, sanatçı ve mucitlerin yaşantısı hep ilgimi çekmiştir. Tarihte isim bırakmanın, başarılı bir şekilde anılmanın ipuçlarını bu kitaplar hemen vermektedir. Ülkemizdeki gençlerin ve öğrencilerin hatta aydınların dahi gerek bireysel gerek toplumsal özgüven sıkıntısı yaşadığı bu dönemlerde bu tarz kitapların ilaç gibi geldiğini söyleyebiliriz. Biyografi ve otobiyografi geleneğinin ülkemizde Batı ve Avrupa ülkelerindeki kadar canlı olmadığını ama her geçen gün bu tarz kitapların okuyucu karşısına çıktığını birçok yayıncı belirtmektedir. TÜBİTAK Yayınları bilim dünyasında isim yapmış ve mucit kişilerden bazılarının hayat hikâyesinin anlatıldığı “Yaşamöyküsü Dizisi” kategorisinde kitaplar yayımlamaya yıllar önce başlamıştı. Bu diziden daha önce “Elektrik Çağının İcadı: Edison” isimli kitabını okumuş ve bir yazı hazırlamıştım. Telefonun mucidi Alexsander Aleck Graham Bell’in yaşamıyla ilgili bir kitapla[1] okuduklarımı paylaşmak istiyorum.

Tags: Untagged
Hits: 1380
Rate this blog entry
0 votes

Halep’te Adım Adım Osmanlı’nın İzinde

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 16 Ağustos 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı [*]

halep_sinanGeçen hafta 9 Ağustos 2010 günü Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde bir etkinliğe katılmıştım. Haftanın kitabı ve yazısını bu katıldığım toplantı belirledi. Türkiye-Suriye Bölgelerarası İşbirliği Programı kapsamında Gaziantep Üniversitesi tarafından yürütülen “Halep’te Osmanlı Döneminde İnşa ve Tadil Edilen Mimari Eserlerin Envanteri” projesi sonucunda ulaşılan bilgi ve fotoğraflardan oluşan kitap ve belgesel filmin tanıtım toplantısına yetiştim. Projenin koordinatörü Akademisyen Halil İbrahim Yakar projenin ve kitabın hazırlanma sürecini, kitabın gelecekteki muhtemel fonksiyonlarından ana hatlarıyla açıklamalarda bulundu. Toplantı Protokol konuşmalarının dışında, kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere plaket verilmesi, hazırlanan belgeselden kısa bir takdim sunulması ve toplantıya katılanlara kitap ve belgeselin hediye edilmesiyle sona erdi.


Tags: Untagged
Hits: 1523
Rate this blog entry
0 votes

Erzurum Fıkraları

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 20 Eylül 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı[*]

 erzurunfkralarDergâh Yayınevi’nin Erzurum Kitaplığının 15. eseri olarak, birkaç yıl önce yayınlanan “Erzurum Fıkraları” isimli kitaba değineceğim.[1] Bu derlemenin hazırlayanları olarak Mehmet Zeki Kılıç ve Yaşar Atnur’un isimleri zikrediliyor. Eğer yanlış anlamadıysam; Mehmet Zeki Kılıç, kitabı kendisi hazırlamış ve bu çalışmasını yaparken de Yaşar Atnur’un önemli katkılarından dolayı nezaketen bu derlemeye ismini vererek onu ortak etmiştir.

Eser; Sunuş, Önsöz, Giriş, Bibliyografya, Kaynakça bölümlerinin dışında iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Fıkra hakkında genel bilgiler ve tarihi süreç içerisinde fıkralar anlatılmaktadır. Birinci Bölümü, fıkranın diğer edebi türler ile münasebetleri, konusuna göre fıkralar, genel fıkralar ve Erzurum fıkralarının tasnif edilmesi gibi konular oluşturur. İkinci Bölümde ise Erzurum’a ait olduğu tespit edilen fıkralardan 330 tanesi bulunmaktadır.

Tags: Untagged
Hits: 1342
Rate this blog entry
0 votes

Mustafa Kemal Paşa’nın Can Yoldaşı: Ali Çavuş

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 07 Haziran 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı[*] 

alicavusGeçtiğimiz yıllarda yayımlanan[1] eserin yazarı -gazeteci Zeynel Lüle’nin dedesi- Ali (Metin) Çavuş, 3 Temmuz 1919 yılından 1925’e kadar Mustafa Kemal Paşa’nın emir başçavuşu olarak neredeyse geceli gündüzlü, birçok tarihi olayın tanığı olarak Paşa’nın yanında bulunur. Bahse konu olan dönem itibariyle merhumun hatıraları 1962’de Yeni Gün gazetesinde Selim Kemal Keydul’un imzasıyla “Erzurum’dan Ankara’ya Adım Adım Mustafa Kemal” başlığıyla tefrika edilir. 1967’de Ziya Oranlı’nın “Atatürk’ün Şimdiye Kadar Yayınlanmamış Anıları” isimli eser olarak, 2000’li yıllarda Murat Bardakçı’nın yönetiminde çıkan Hürriyet Tarih ekinde yazı dizisi “Ali Çavuş’un Anıları” olarak yayımlanır. Daha önceki yıllarda muhtelif boyut ve içerikte yayımlanan bu hatıralar gazeteci Zeynel Lüle tarafından tekrar gözden geçirilip bazı eklemeler yapılarak 2008 yılında yayın dünyasında yerini alır.

 


Tags: Untagged
Hits: 1882
Rate this blog entry
0 votes

Elektrik Çağının Mucidi: Edison

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 14 Haziran 2010
in Oğuzhan SAYGILI
edison

Oğuzhan Saygılı[*] 

‘Thomas Alva Edison kimdir?’ sorusuna, ansiklopedilere son yıllarda da internete bakınmadan “ampulü icat eden bir bilim insanıdır”ın dışında cevap veremeyenler kategorisinde olduğumu düşünüyordum. Oysaki Edison hakkında birçok soru zihnimi kurcalamaktaydı. Bu bilim adamı mıdır? Nasıl bir mucit haline gelmiştir? Ampulü bulana kadar hangi aşamalardan geçmiştir? Hangi ülkede yaşamıştır? Nasıl bir kişiliğe sahiptir? Bilim insanlarının çocukluğu nasıldır acaba? Bu ve buna benzer soruların cevabına başlıkta ismi verilen kitabı okuyarak büyük oranda ulaşmaya çalıştım.[1] Öğrenci ve gençlerimizin doğru modele ulaşamama sıkıntısı çektiği bir dönem itibariyle dünya mirasına katkıları olan bu mucit bilim insanlarının yaşantısından -dinlemek isteyen kulaklara, izlemek isteyen gözlere -ibretlik dersler olduğunu düşünüyorum.


Tags: Untagged
Hits: 2496
Rate this blog entry
0 votes

Bazı Başarılı İşadamlarımızın Hayat Öyküleri

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 29 Haziran 2010
in Oğuzhan SAYGILI
basariyayuruyenlerOğuzhan Saygılı[*]

Ülke ekonomisine katkı sağlayan, üretimi ve istihdamı artıran, ülkemizin yurtdışında tanıtımına vesile olan sanayici ve işadamlarımızın bazılarının hayat hikâyelerine kulak vermek ister misiniz? Cevabı evet olanlara Süleyman Doğan'ın geçtiğimiz yıllarda yayımlanan "Başarıya Yürüyenler" isimli kitabını salık veririm.[1]

Kitaba geçmeden önce Süleyman Bey hakkında kendisini bilmeyenler için birkaç cümle de olsa bahsetmek durumundayım. Yazar, eğitimci, akademisyen ve gazeteciliği birlikte yürütmeye çalışan çok yönlü bir aydındır Süleyman Bey. Birçok gazete ve dergi de yazıları yayımlanan Doğan’ın bildiğim kadarıyla Önce Vatan gazetesinde yaklaşık 5 yıldır kültür, sanat ve kitaplar üzerine yazılar yazmaktadır. Aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesinde öğretim üyesi olarak da öğretim üyeliğini yürütmektedir.

 


Tags: Untagged
Hits: 1964
Rate this blog entry
0 votes

Saatin Tarihine Bir Yolculuk: 1300-1700

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 01 Haziran 2010
in Oğuzhan SAYGILI
zamanmaknesi“Dünya Nüfusunun İktisat Tarihi”, “Yelken ve Top”, “Fatihler, Korsanlar ve Tüccarlar”, “Akdeniz Dünyasında Para, Fiyatlar ve Medeniyet”, “Silahlar ve Avrupa Sömürgeciliği” gibi Türkçeye çevrilen eserleriyle tanıdığımız, dünyaca ünlü, İtalyan iktisat tarihçisi Prof. Carlo M. Cipolla’nın önemli bir eseri hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Türkçeye çevrilen eserlerinin çoğunluğu gibi “Zaman Makinesi: Saat ve Toplum (1300–1700)” eseri de kendisi öldükten sonra Türk okurunun karşısına çıkabilmiştir.[1]

Yazar, bahse konu olan zaman diliminde saatin hem “Doğu” hem de “Batı”daki seyri hakkında doyurucu bilgi vermektedir. Saat üreticilerinin asıl mesleklerinden, kullanım alanlarına, hangi tarihlerde hangi ülkelere saat ihraç edilmesinden, her zaman yenilenen, geliştirilen saatlerin fiziksel özelliklerine kadar ayrıntılı malumat içermektedir. Cipolla, bunun dışında daha çok olgular üzerine kafa yorar. Bu mealde birçok soruyu irdelemeye çalışır. Örneğin “Saat neden doğuda değil de Avrupa’da gelişti?”, “Çinde saate neden oyuncak gözüyle bakılmıştır?”, “Japonlar neden kendilerine özgü saat yapmıştır?” gibi sorulara cevap aramaya çalışır. Özellikle sanayi devrimine giden süreçte saat gibi onlarca teknik aletin gün yüzüne çıkması, bunların her geçen geliştirilmesi gibi birçok olgunun sanayi devrimine etkisinin göz ardı edildiğini vurgular. Zamanı daha verimli kullanmaya yönelik batı insanın rahatsızlığının daha iyi saatler yapmaya ittiğini belirtir satır aralarında.


Tags: Untagged
Hits: 1813
Rate this blog entry
0 votes

Karanlığın Rengini Beyaza Çeviren Kardeşler

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 17 Mayıs 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Karanligin-Rengi-Beyaz-ikinci-Baski-On-Ve-Arka-Kapak

KARANLIĞIN RENGİNİ BEYAZA ÇEVİREN KARDEŞLER:

KERİM VE SELİM ALTINOK

Oğuzhan Saygılı [*] 

Yerli başarı hikâyelerini anlatmaya devam edeceğim. Haftanın yazısı ve kitabı olarak görme engelli ikiz kardeşler Kerim ve Selim Altınok’un “Karanlığın Rengi Beyaz” isimli otobiyografisine atıfta bulunacağım.[1] Ne mutlu ki kitaplaşması gereken yaşamlardan iki ömür daha kayıt altına alınmıştır. Kerim ve Selim Altınok kardeşlerin yaşam öyküsü ilk kez 2006 yılında yayınlanmasına rağmen ben birkaç hafta önce haberdar olabildim. Sözü uzatmadan altın kardeşlerin özgeçmişiyle yazımıza başlamak istiyorum.

 


Tags: Untagged
Hits: 1281
Rate this blog entry
0 votes

Sağır ve Âmâ Bir Çocuğun Başarısı: Pedagog Helen Keller

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 12 Nisan 2010
in Oğuzhan SAYGILI

Yazan : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir [*]

HELENKELLER2Ülkemizde engelli sayısının hiç de az olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu kaderin ortak yolcularının yaşam standartlarında, sosyal devlet ilkesi gereğince her geçen gün bir nebze rahatlama olmakla beraber çok ciddi sorunlar yaşandığı muhakkaktır. “Ateş düştüğü yeri yakar. misali engellilerin yakınları ve onların eğitimiyle ilgilenenler dışındakilerin çoğunluğu bu durumdan bihaber yaşamaktadır. Bundan dolayı empati kurmakta zorlanıyoruz. Sorunların çözümüne yönelik daha hızlı, kararlı ve keskin adımlar atılmıyor.[1] Bütün olumsuz şartlara rağmen gerek ülkemizde gerek dünyada çok çalışarak “Başarılı Engellilerlistesine girip, tarihe adını altın harflerle yazdıranların sayısı hiç de az değildir. Bu kahramanların tarihe yazılış biçiminde bir avuç inanmış kişi çok çalışır. Kimisi böylesi insanların filmini çekerek, kimisi türküsünü yakarak adından bahsettirir, kimi engelli de kendi yaşadıklarını yazarak adeta tarih yazıcılığına soyunur.

 


Tags: Untagged
Hits: 1529
Rate this blog entry

Sırça Köşkün Masalcısı: Kemalettin Tuğcu

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Pazartesi, 10 Mayıs 2010
in Oğuzhan SAYGILI
Oğuzhan Saygılı [*]

sircakoskunmasalcsiTürk Çocuk edebiyatının zirve isimlerinden Kemalettin Tuğcu, gerek yaşadığı  gerek ölümünden sonraki dönemlerde roman ve hikâyelerinin niteliği ve niceliğine göre meslektaşlarından daha fazla kamuoyunu işgal etmiştir. Özellikle 50’li yıllardan günümüze kadar çocuk yaşlarda okumayı alışkanlık haline getirenlerin kahir ekseriyeti ve günümüzdeki birçok şairin, gazetecinin, aydının ve yazarın yazma serüveninde Tuğcu’nun inkâr edilemez katkısı olmuştur. Yazdığı kitaplarla okur-yazar kitlesini bu kadar etkileyen, edebiyat camiasında tahmin edilenin üzerinde ses getiren; yazdığı eserlerin sayısının birkaç yüzlere ulaştığı[1] bu kalemin ilginç yaşamöyküsünü daima merak etmişimdir.

Kemalettin Tuğcu’nun kardeşinin çocuğu ve aynı zamanda da yazar olan Nemika Tuğcu’nun üst başlıkta ismi verilen yazarın biyografisini elimden geldiği kadar, dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım. [2]

 


Tags: Untagged
Hits: 879
Rate this blog entry
0 votes

Sıradışı Bir Başarı Öyküsü: Sol Ayağım

Posted by KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl
KanatlıTırtıl has not set their biography yet
User is currently offline
on Salı, 16 Mart 2010
in Oğuzhan SAYGILI
    Oğuzhan SAYGILI
  
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 İrlandalı şair, ressam ve aynı zamanda bir yazar olan Christy Brown’un, kendi hayat hikâyesini anlattığı “Sol Ayağım” adlı otobiyografik romanı 22 yaşındayken yayınlanır. Kendisi öldükten sonra da hayat hikâyesinin filme uyarlanmasıyla Brown’ı canlandıran Daniel Day-Lewis’e en iyi aktör, annesini canlandıran Brenda Fricker’e ise en iyi yardımcı Oscar kadın ödülü kazandırır. Film sayesinde de dünyada adını çok duyuran bu eser, ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim çağındaki öğrencilere okutulmasını uygun gördüğü 100 temel eser arasındadır. Müellifini ve yaşadıklarını merak duygusuyla okumaya başladığımızda insanın isterse neler yapabileceğini, başarıda sınır tanımayacağını anlatan bu eseri[1] sizlere anlatmaya çalışacağım.

 


Tags: Untagged
Hits: 1821
Rate this blog entry
0 votes