HayataDahiliz.Biz

Haber, Bilgi ve Sevgiye Ulaşamayan Herkes Engellidir

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Saatin Tarihine Bir Yolculuk: 1300-1700

zamanmaknesi“Dünya Nüfusunun İktisat Tarihi”, “Yelken ve Top”, “Fatihler, Korsanlar ve Tüccarlar”, “Akdeniz Dünyasında Para, Fiyatlar ve Medeniyet”, “Silahlar ve Avrupa Sömürgeciliği” gibi Türkçeye çevrilen eserleriyle tanıdığımız, dünyaca ünlü, İtalyan iktisat tarihçisi Prof. Carlo M. Cipolla’nın önemli bir eseri hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Türkçeye çevrilen eserlerinin çoğunluğu gibi “Zaman Makinesi: Saat ve Toplum (1300–1700)” eseri de kendisi öldükten sonra Türk okurunun karşısına çıkabilmiştir.[1]

Yazar, bahse konu olan zaman diliminde saatin hem “Doğu” hem de “Batı”daki seyri hakkında doyurucu bilgi vermektedir. Saat üreticilerinin asıl mesleklerinden, kullanım alanlarına, hangi tarihlerde hangi ülkelere saat ihraç edilmesinden, her zaman yenilenen, geliştirilen saatlerin fiziksel özelliklerine kadar ayrıntılı malumat içermektedir. Cipolla, bunun dışında daha çok olgular üzerine kafa yorar. Bu mealde birçok soruyu irdelemeye çalışır. Örneğin “Saat neden doğuda değil de Avrupa’da gelişti?”, “Çinde saate neden oyuncak gözüyle bakılmıştır?”, “Japonlar neden kendilerine özgü saat yapmıştır?” gibi sorulara cevap aramaya çalışır. Özellikle sanayi devrimine giden süreçte saat gibi onlarca teknik aletin gün yüzüne çıkması, bunların her geçen geliştirilmesi gibi birçok olgunun sanayi devrimine etkisinin göz ardı edildiğini vurgular. Zamanı daha verimli kullanmaya yönelik batı insanın rahatsızlığının daha iyi saatler yapmaya ittiğini belirtir satır aralarında.


Devamını oku...

Karanlığın Rengini Beyaza Çeviren Kardeşler

Karanligin-Rengi-Beyaz-ikinci-Baski-On-Ve-Arka-Kapak

KARANLIĞIN RENGİNİ BEYAZA ÇEVİREN KARDEŞLER:

KERİM VE SELİM ALTINOK

Oğuzhan Saygılı [*] 

Yerli başarı hikâyelerini anlatmaya devam edeceğim. Haftanın yazısı ve kitabı olarak görme engelli ikiz kardeşler Kerim ve Selim Altınok’un “Karanlığın Rengi Beyaz” isimli otobiyografisine atıfta bulunacağım.[1] Ne mutlu ki kitaplaşması gereken yaşamlardan iki ömür daha kayıt altına alınmıştır. Kerim ve Selim Altınok kardeşlerin yaşam öyküsü ilk kez 2006 yılında yayınlanmasına rağmen ben birkaç hafta önce haberdar olabildim. Sözü uzatmadan altın kardeşlerin özgeçmişiyle yazımıza başlamak istiyorum.

 


Son Güncelleme: Salı, 18 Mayıs 2010 14:48 Devamını oku...

Spastikler Kime Benzer?

kk2ra7Dünyaya farklı gözlerle bakma konusunda bir başka örnek olsun diye, spastiklerden söz edeceğim sizlere. Bir düşünelim, spastikler, hani şu kolları başları sürekli sallanan, hareketsiz duramayan kişiler, kime benzer? Hemen cevap vereyim, bize benzer.

Spastik, kısaca farklı düzeylerde istemsiz kas hareketi olan kişi demektir. Toplum bu kişilerin “tuhaf” olduklarını(toplum kendisinin normal olduğundan emindir) düşünür. Benim bugüne kadar spastik çok öğrencim oldu. Ayrıca mühendis, avukat, yazar, eğitimci pek çok spastik tanıdım. Bu insanlar size hangi açıdan benzer? Her açıdan.

Spastik ile spastik olmayan arasındaki benzerlikler:

( 2 Votes )
Devamını oku...

NAC 'Otizm Raporu'

NAC 'Otizm Raporu'

Değerli okuyucular; Otizm, üzerinde araştırmaların devam ettiği, eğitim/tedavi şekillerinin sürekli tartışıldığı, hakkında birçok şeyin günümüzde hala netleşmediği bir alan…Bu durum aileleri çok zor durumda bırakmakta… Güvenilir bir şekilde bazı şeylerin netleşmesi aileleri, her açıdan rahatlatacaktır…

Bu anlamda ABD’de büyük bir adım atıldı… Kaynak


( 1 Vote )
Son Güncelleme: Salı, 04 Mayıs 2010 16:58

Sağır ve Âmâ Bir Çocuğun Başarısı: Pedagog Helen Keller

Yazan : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir [*]

HELENKELLER2Ülkemizde engelli sayısının hiç de az olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu kaderin ortak yolcularının yaşam standartlarında, sosyal devlet ilkesi gereğince her geçen gün bir nebze rahatlama olmakla beraber çok ciddi sorunlar yaşandığı muhakkaktır. “Ateş düştüğü yeri yakar. misali engellilerin yakınları ve onların eğitimiyle ilgilenenler dışındakilerin çoğunluğu bu durumdan bihaber yaşamaktadır. Bundan dolayı empati kurmakta zorlanıyoruz. Sorunların çözümüne yönelik daha hızlı, kararlı ve keskin adımlar atılmıyor.[1] Bütün olumsuz şartlara rağmen gerek ülkemizde gerek dünyada çok çalışarak “Başarılı Engellilerlistesine girip, tarihe adını altın harflerle yazdıranların sayısı hiç de az değildir. Bu kahramanların tarihe yazılış biçiminde bir avuç inanmış kişi çok çalışır. Kimisi böylesi insanların filmini çekerek, kimisi türküsünü yakarak adından bahsettirir, kimi engelli de kendi yaşadıklarını yazarak adeta tarih yazıcılığına soyunur.

 


( 2 Votes )
Son Güncelleme: Salı, 18 Mayıs 2010 14:46 Devamını oku...

Engelli Öğretmen Adayları İçin Yeni Taslak

bedenolculer

Yeni taslağa göre yüzünde kalıcı yara olan okul öncesi öğretmeni olamayacak. Görme engellilerin atanacağı alanlara resim öğretmenliği konması ise tepki çekti

Milli Eğitim Bakanlığı'nın hazırladığı, öğretmenlerin atama ile tayin işlemlerini değiştiren yönetmelik taslağında ilk kez, Genel yüz hatlarını bozan ve yüz ifadesini engelleyen kalıcı yara, yanık ve tümör bulunanlar, okul öncesi ve sınıf öğretmeni olarak atanamazlar şeklinde belirleyici bir madde yer aldı.

Mevcut düzenlemede, engelli adaylarla ilgili şu düzenleme yer alıyor: Sağlık durumunun Türkiye'nin her bölge ve iklim şartlarında öğretmenlik görevini yapmasına engel olmadığını tam teşekküllü hastanelerden son altı aylık süre içinde alacağı Sağlık Kurulu Raporu ile belgelendirilmek, bedensel engelli adaylar bakımından; bedensel engelinin öğretmenlik görevini yürütmesine engel olmadığına Bedensel Engeli Değerlendirme Komisyonu'nca karar verilmiş olmak. Haberin tamamı


EBİLTET Kök Hücre Sempozyumu

Egeunilogo16 Mart 2009 tarihinde düzenlediğimiz EBİLTET Kök Hücre Sempozyumu'nun ikincisi olan bu sempozyumumuzda, sektörel ve akademik buluşmayı sağlayarak, katılımcıların kök hücrelere her iki pencereden de bakmasını hedeflemekteyiz.

Katılımcılar, sempozyumumuzda Türkiye'de gerçekleştirilen çalışmalar başta olmak üzere, kök hücreler konusunda güncel çalışmalardan ve yeni ufuklardan haberdar olma imkanına sahip olacaklardır.

 


( 2 Votes )
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Mart 2010 08:14 Devamını oku...

Çarpık Ayak Tedavisi İçin Ponseti Yöntemi

ponseti.jpeg: Dr. Ignacio Ponseti 1950’lerde kendi adıyla anılan tedavi yöntemini geliştirmesine öncülük eden çalışmaları pes ekinovarus’ un ameliyatla tedavisinin sonuçlarını araştırması ile başladı. Bu araştırmaları ameliyatların yetişkinlikte birçok soruna yol açması ve genellikle başka ameliyatlar gerektirmesi sonucunu verdi. Bunun üzerine Dr. Ponseti bebek ayağının anatomisini ve fonksiyonunu inceleyerek neden daha önceki alçılama metodlarının işe yaramadığını keşfetti ve ayağı farklı bir şekilde manipüle etmeye başladı.

Ponseti yöntemi, normal anatomik ilişkisini kaybetmiş ayak kemiklerinin, doğru yönde uygulanan kuvvetler eşliğinde manipülasyonu ve seri alçılama ile ayağın düzeltilmesidir. Yenidoğan döneminde ayağı oluşturan kemiklerin büyük bir kısmı kıkırdak yapıda olduğu için etkilenen ve şekilleri bozulan ayak kemikleri, alçılamalar sırasında normal görünümlerini tekrar kazanırlar.

 


( 2 Votes )
Devamını oku...

Sayfa 2 / 33

Buradasınız: Ana Sayfa