Aşağıda adı yazılı kamu kurumlarının münhal memur kadrolarına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 53 üncü maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğe göre, sınavla özürlü personel alınacaktır.İLKÖĞRETİM(ORTAOKUL) MEZUNLARININ BAŞVURU YAPABİLECEĞİ KADROLAR
ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ BAŞVURU YAPABİLECEĞİ KADROLAR
( Bu bölümde “En Az” ibaresinin geçtiği kadrolara Önlisans, Meslek Yüksekokulu ve Lisans mezunları da başvurabilecektir.)
ÖNLİSANS VEYA MESLEK YÜKSEKOKULU MEZUNLARININ BAŞVURU YAPABİLECEĞİ KADROLAR
( Bu bölümde “En Az” ibaresinin geçtiği kadrolara Lisans mezunları da başvurabilecektir.)
LİSANS MEZUNLARININ BAŞVURU YAPABİLECEĞİ KADROLAR






Geçen hafta 9 Ağustos 2010 günü Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde bir etkinliğe katılmıştım. Haftanın kitabı ve yazısını bu katıldığım toplantı belirledi. Türkiye-Suriye Bölgelerarası İşbirliği Programı kapsamında Gaziantep Üniversitesi tarafından yürütülen “Halep’te Osmanlı Döneminde İnşa ve Tadil Edilen Mimari Eserlerin Envanteri” projesi sonucunda ulaşılan bilgi ve fotoğraflardan oluşan kitap ve belgesel filmin tanıtım toplantısına yetiştim. Projenin koordinatörü Akademisyen Halil İbrahim Yakar projenin ve kitabın hazırlanma sürecini, kitabın gelecekteki muhtemel fonksiyonlarından ana hatlarıyla açıklamalarda bulundu. Toplantı Protokol konuşmalarının dışında, kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere plaket verilmesi, hazırlanan belgeselden kısa bir takdim sunulması ve toplantıya katılanlara kitap ve belgeselin hediye edilmesiyle sona erdi.
Türkçe Konuşmanın Püf Noktaları - Rüştü Erata
Oğuzhan Saygılı[*]
Günümüzde aileler çocukları daha 8 aylıkken onlara uygun programlar oluşturmaya başlıyor. Buna aşırı anne babalık (hyperparenting) adı veriliyor, her türlü programla zamanı tıka basa doldurulan proje çocuğa da 'aşırı programlanmış' (overscheduled) çocuk deniyor. Aşırı kaygılı anne babalık çocukları günümüzde giderek daha fazla mutsuz kılıyor. Kimi anne babalar kendi eksikliklerini çocuklarında tamamlamaya çalışıyor, kimileri de her yönden başarılı, on parmağında on marifet sahibi çocukları olmasını hedefliyor. Bu yüzden çocuklar daha küçük yaştayken birden fazla spor ya da müzik dalıyla ilgilenmeye başlıyor ancak aileler, çocuklarını bu dallara yönlendirirken, çocukların isteklerini ve yeteneklerini göz ardı edebiliyorlar.
Geçtiğimiz yıllarda yayımlanan[1] eserin yazarı -gazeteci Zeynel Lüle’nin dedesi- Ali (Metin) Çavuş, 3 Temmuz 1919 yılından 1925’e kadar Mustafa Kemal Paşa’nın emir başçavuşu olarak neredeyse geceli gündüzlü, birçok tarihi olayın tanığı olarak Paşa’nın yanında bulunur. Bahse konu olan dönem itibariyle merhumun hatıraları 1962’de Yeni Gün gazetesinde Selim Kemal Keydul’un imzasıyla “Erzurum’dan Ankara’ya Adım Adım Mustafa Kemal” başlığıyla tefrika edilir. 1967’de Ziya Oranlı’nın “Atatürk’ün Şimdiye Kadar Yayınlanmamış Anıları” isimli eser olarak, 2000’li yıllarda Murat Bardakçı’nın yönetiminde çıkan Hürriyet Tarih ekinde yazı dizisi “Ali Çavuş’un Anıları” olarak yayımlanır. Daha önceki yıllarda muhtelif boyut ve içerikte yayımlanan bu hatıralar gazeteci Zeynel Lüle tarafından tekrar gözden geçirilip bazı eklemeler yapılarak 2008 yılında yayın dünyasında yerini alır.